Saray mutfağında “helvahane” adı verilen özel bir bölüm vardı ve burada farklı türde helvalar yapılırdı. Un helvası da bu geleneğin en sade ama en kalıcı örneklerinden biri oldu. Zamanla saraydan halka yayıldı ve Anadolu’nun her köşesinde farklı küçük dokunuşlarla yapılmaya başlandı.
Anadolu’da un helvası sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir ritüeldir. Birinin vefatı sonrası “helva kavurmak”, askere giden genç için, yeni doğan bebek için ya da hayırlı bir işin ardından yapılması, paylaşma ve dayanışma anlamı taşır.
TARİFİ
Malzemeler
1 su bardağı un
125 gram tereyağı veya margarin
1 su bardağı şeker
1 su bardağı su veya süt
Yapılışı
Önce şeker ile su (veya süt) bir tencerede karıştırılır, kaynatmadan sadece şeker eriyene kadar ısıtılır ve kenara alınır.
Başka bir tencerede tereyağı eritilir. Un eklenir ve kısık ateşte sürekli karıştırılarak kavrulur. Unun rengi açık kahverengiye dönüp mis gibi kokana kadar kavurma işlemine devam edilir.
Hazırlanan şerbet yavaş yavaş kavrulmuş una eklenir. Bu aşamada dikkatli olunmalı, çünkü sıçrayabilir. Sürekli karıştırarak helva toparlanana kadar pişirilir.
Helva tencerenin dibinden ayrılmaya başladığında ocaktan alınır. İstenirse kaşıkla şekil verilerek servis edilir.
İsteğe bağlı olarak içine ceviz, fındık veya badem eklenebilir.
Sıcak ya da ılık olarak servis edilebilir.




