Ezo Gelin güzelliği, zekâsı ve yaptığı yemeklerle ün kazanır. İlk evliliğinde mutlu olamaz, ikinci evliliği ise onu uzak diyarlara götürür. Gurbette geçen yıllar boyunca annesini, köyünü ve memleketini özler.
Rivayete göre Ezo Gelin, elindeki kısıtlı malzemelerle ama büyük bir hasretle bu çorbayı yapar. Mercimek, bulgur ve pirinç; yani Anadolu’nun en sade ama en doyurucu ürünleri, onun özlemini ve sabrını temsil eder. Bu yüzden Ezogelin çorbası sadece bir çorba değil, hasretin, yoksunluğun ve ana ocağına duyulan özlemin yemeğidir.
Malzemeler
1 su bardağı kırmızı mercimek
2 yemek kaşığı ince bulgur
1 yemek kaşığı pirinç
1 adet orta boy kuru soğan
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı nane
1 çay kaşığı pul biber
1 çay kaşığı karabiber
2 yemek kaşığı zeytinyağı veya tereyağı
6 su bardağı sıcak su
Yapılışı
Soğan ve sarımsak ince ince doğranır, tencerede yağ ile kısık ateşte pembeleştirilir. Salçalar eklenir ve kokusu çıkana kadar karıştırılır.
Yıkanmış mercimek, bulgur ve pirinç tencereye eklenir. Üzerine sıcak su ilave edilir. Orta ateşte mercimekler yumuşayana kadar pişirilir.
Çorba kıvam aldıktan sonra tuz, nane, pul biber ve karabiber eklenir. Kısık ateşte 10 dakika daha kaynatılır. İsteğe göre blenderdan geçirilir ya da taneli bırakılır.
Servis ve püf noktası
Ezogelin çorbası limonla değil, isteğe göre hafif acıyla servis edilir. Bir gün dinlendiğinde lezzeti daha da derinleşir. Bu çorbanın asıl sırrı ölçü değil, sabırdır; tıpkı hikâyesindeki gibi.





