Ancak bu durumun çoğu zaman isteksizlikten değil, uyum sürecinden kaynaklandığı belirtiliyor.
Tatil döneminde değişen uyku saatleri, artan ekran kullanımı ve akademik sorumluluklardan uzaklaşma nedeniyle çocukların yeniden okul düzenine adapte olmakta zorlanabildiği ifade ediliyor. Konsantrasyonun artırılmasının yalnızca “daha çok ders çalış” uyarısıyla sağlanamayacağına dikkat çekilirken, biyolojik, duygusal ve çevresel faktörlerin birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, zihinsel berraklığın temelinin düzenli ve yeterli uyku olduğuna işaret ediyor. Tatil sonrası uyku saatlerinin birden değil, kademeli olarak okul rutinine yaklaştırılmasının önemine değiniliyor. Yeterince uyumayan bir çocuğun sınıf içinde dikkatini sürdürmesinin gerçekçi olmadığı belirtiliyor.
Ekran kullanımında ise tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım yerine dengeli ve sınırları net bir düzen öneriliyor. Dijital ekranların yoğun uyaran içeriği nedeniyle uzun vadede odaklanma becerilerini zorlayabileceği, bu nedenle ekran dışı zamanlarda kitap okuma, masa oyunları ve yaratıcı etkinliklerin teşvik edilmesi gerektiği kaydediliyor.
Fiziksel hareketin de dikkat üzerinde önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Düzenli fiziksel aktivitenin beynin yürütücü işlevlerini desteklediği ve stres hormonlarını dengelediği belirtilirken, okul sonrası kısa yürüyüşler, açık havada oyun ya da spor aktivitelerinin ders sırasında daha sakin ve odaklı olmayı kolaylaştırdığı aktarılıyor.
Soyut uyarılar yerine somut ve ulaşılabilir hedeflerin belirlenmesinin daha etkili olduğu da uzman görüşleri arasında yer alıyor. “Dikkatini topla” gibi ifadeler yerine süre ve görev tanımı net hedefler konulmasının çocukta başarı duygusunu artırdığı, dikkatini yönetebildiğini deneyimleyen çocuğun öz düzenleme becerisinin geliştiği ifade ediliyor.
Okula dönüş sürecinde duygusal uyumun da göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bazı çocuklarda kaygı, huzursuzluk ya da içe kapanma görülebileceği, bunun çoğu zaman dikkatsizlik olarak yorumlandığı ancak altında duygusal bir adaptasyon süreci bulunabileceği belirtiliyor. Yargılamadan dinleyen ve destekleyici ebeveyn tutumunun çocuğun zihinsel yükünü hafiflettiği, kendini güvende hisseden çocuğun daha kolay odaklandığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, okul konsantrasyonunun uyku düzeninden ekran kullanımına, fiziksel hareketten duygusal güvene kadar uzanan hassas bir denge içinde geliştiğini belirtiyor. Yarıyıl tatili sonrası bu alanlara bilinçli ve şefkatli yaklaşmanın, çocukların hem akademik performansını hem de psikolojik uyumunu sürdürülebilir şekilde desteklediği kaydediliyor.
Her çocuğun farklı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, okula dönüşte yaşanan kısa süreli odaklanma zorluklarının çoğu zaman gelişimsel ve geçici olduğunu vurguluyor. Sürecin baskıyla değil anlayışla yönetilmesi gerektiği belirtiliyor.




