Araştırmada, gen aktivitesini düzenleyen ve “HOXD13” adı verilen bir proteinin, tümör hücrelerini besleyen kan damarlarının oluşumunda kritik rol oynadığı belirlendi. Bu damarlar, tümörlere oksijen ve besin sağlayarak büyümelerini destekliyor.

Bilim insanları ayrıca, kanser hücrelerini yok eden sitotoksik T hücrelerinin seviyesinin, HOXD13 aktivitesi yüksek olan hastalarda daha düşük olduğunu tespit etti. Bu durumun, T hücrelerinin tümör dokusuna girişini zorlaştırdığı ve bağışıklık yanıtını zayıflattığı ortaya kondu.

Araştırma kapsamında HOXD13 proteininin baskılanmasıyla birlikte tümörlerin küçüldüğü gözlemlendi. Protein aynı zamanda tümör çevresindeki mikro ortamı değiştirerek bağışıklık sistemine karşı koruyucu bir kalkan oluşturan adenozin seviyelerini artırıyor. Adenozin, T hücrelerinin tümöre ulaşmasını engelleyerek kanser hücrelerini koruyor. HOXD13’ün devre dışı bırakılması ise tümör içine giren T hücrelerinin sayısını artırdı.

Sağlıkta tam mesai tartışması grevle derinleşti
Sağlıkta tam mesai tartışması grevle derinleşti
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre bu bulgular, melanom tedavisinde yeni hedeflere yönelik ilaç geliştirme çalışmalarına kapı aralayabilir. HOXD13 seviyeleri yüksek hastalarda kullanılabilecek tedavi seçenekleri için klinik araştırmaların sürdüğü belirtildi.

Melanom, tüm cilt kanserlerinin yalnızca küçük bir bölümünü oluştursa da cilt kanserine bağlı ölümlerin büyük kısmından sorumlu. Mevcut tedaviler arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi yer alıyor.