Öztürkler: “İddialar kanıtlansın, dokunulmazlığım kaldırılsın”
Öztürkler: “İddialar kanıtlansın, dokunulmazlığım kaldırılsın”
İçeriği Görüntüle

Kayıtların sürdüğü bu süreçte kullanılan tanıtım ve reklam içeriklerinde, öğrencilerin eğitim sonunda hangi haklara sahip olacağına dair ifadelerin ne kadar açık ve doğru olduğu kamuoyunda sorgulanıyor. Diploma, denklik ve mesleki yeterlilik konularında vaat edilenlerle fiilî durum arasında fark olup olmadığına ilişkin net bir açıklama yapılmış değil.

Üniversitenin kuruluş süreci de açıklığa kavuşturulması gereken başlıklardan biri olarak duruyor. Netkent Üniversitesi’nin hangi dönemde, hangi yasal düzenlemeler çerçevesinde kurulduğu, o tarihte yükseköğretimden sorumlu kamu yöneticilerinin kimler olduğu ve kuruluş onayının hangi bakanın imzasıyla verildiği kamuoyuna açık ve net biçimde ortaya konmuş değil.

Bununla birlikte, üniversite yönetimi veya üniversiteyle bağlantılı bazı kişilerle ilgili vatandaşlık verildiği yönünde iddialar da gündemde. Bu vatandaşlıkların hangi tarihlerde, hangi gerekçelerle ve hangi İçişleri Bakanı döneminde verildiği soruları yanıtsız duruyor. Söz konusu işlemlerin olağan prosedürler kapsamında mı yoksa istisnai uygulamalarla mı yapıldığına dair kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmış değil.

Ayrıca “lisan ve meslek okulu” adı altında faaliyet gösterdiği öne sürülen bazı yapıların, fiilen eğitimden çok muhaceret izni sağlama amacıyla kullanıldığı iddiaları da ciddi biçimde tartışılıyor. Bu okulların paravan olarak kurulup kurulmadığı, yüksek sayıda muhaceret izninin kimlerin imzasıyla ve hangi denetim mekanizmaları devre dışı bırakılarak verildiği soruları kamu vicdanında karşılık bulmuş durumda.

Tüm bu başlıklar, tek tek ve açık biçimde yanıtlanması gereken kamu yararı taşıyan konular olarak ortada duruyor. İlgili bakanlıkların, yetkili kurumların ve sürece imza atanların suskunluğu ise soru işaretlerini daha da büyütüyor. Kamuoyu, iddialara değil belgelere dayalı, açık ve net bir açıklama bekliyor.