KKTC’nin kanayan yarası elektrik kesintileri, Koruçam köyü sakinlerini canından bezdirdi. Yılın her ayı, haftanın her günü kesintilerle boğuşan bölge halkı, bir yandan "başarı" nutukları atan yönetime, diğer yandan cep yakan faturalara isyan ediyor. 52 yıldır çözülemeyen bu kronik sorun için vatandaş soruyor: "Bu halk daha ne kadar acı çekecek?KKTC'nin bitmeyen karanlığı, Kıb-Tek’teki yönetim krizini ve liyakatsizliği bir kez daha gün yüzüne çıkardı! Teknik kadro eksikliği yaşanırken, liyakatsizlik karanlığında seçim yatırımı uğruna yapılan dışarıdan "fizyoterapist" istihdamları ve liyakatsiz amir atamaları bardağı taşırdı. 1974’ten bu yana babadan oğula geçen bu sistemde halk karanlığa, yandaşlar koltuğa mahkum ediliyor!
KORUÇAM KARANLIĞA TESLİM, KIB-TEK SESSİZ
Ülkemizin bitmek bilmeyen elektrik sorunu, bugün Koruçam bölgesinde dayanılmaz bir hal aldı. Ülkede yılın her ayı ve haftanın neredeyse her günü yaşanan kesintiler karşısında Kıb-Tek’ten tatmin edici bir açıklama gelmezken, bölge halkı modern çağda karanlığa mahkum ediliyor.
"BAŞARI" MASALI VE İÇLER ACISI GERÇEKLER
Hükümet yetkilileri, ilgili bakanlıklar ve Kıb-Tek yönetimi her fırsatta "başarılı bir yönetim" portresi çizse de, sahadaki gerçekler tam tersini söylüyor. Dev bütçeler, büyük sendikalar ve yönetim kademeleri arasındaki bitmek bilmeyen kavgalar sürerken; olan yine faturasını ödeyemediği için elektriği kesilen gariban vatandaşa oluyor.
FATURA ÖDÜYORUZ AMA KARANLIKTA OTURUYORUZ!
Vatandaşlar, elektrik fiyatlarının el yaktığını vurgulayarak şu sitemde bulunuyor: "Fatura öderken canımız yanıyor, elektrik kesilince jeneratör masrafı cebimizi yakıyor. Çifte ödeme yapıyoruz ama yine de karanlıktayız! Oturdukları koltuklardan 'başarı' hikayesi anlatanlar, halkın çektiği bu ızdırabı görmüyor mu?
"TEKNİK EKİP DEĞİL, SEÇİM YATIRIMI!
Koruçam’da ve KKTC'nin genelinde yılın her günü yaşanan kesintilerin ardındaki acı gerçek ortaya çıktı: Kıb-Tek’te teknik uzmanlık değil, siyasi torpil konuşuyor. Kurumun asıl ihtiyacı olan teknik kadrolar boş bekletilirken, seçim yatırımı olarak fizyoterapistlerin istihdam edilmesi ve teknikle alakası olmayan kişilerin "amir" statüsüyle dışarıdan atanması, sistemin nasıl çöktüğünü gözler önüne seriyor.
74'TEN BERİ DEĞİŞMEYEN "BABADAN OĞULA" SİSTEMİ
20 Temmuz 1974’ten bu yana ülkemizde kemikleşen liyakatsiz yönetim anlayışı, Kıb-Tek’i bir istihdam kapısına çevirdi. Liyakat gözetilmeksizin, sadece seçim dönemi yatırımı olarak dağıtılan makamlar ve amirlik statüleri, bugün KKTC halkının karanlıkta kalmasının en büyük sebebi olarak gösteriliyor.
AMİRLİK DAĞITILIYOR, HALK BEDEL ÖDÜYOR
Kurum içindeki profesyonellerin hakkı yenerek dışarıdan yapılan atamalarla şişirilen yönetim kadroları, medya önünde "başarı" nutukları atarken; faturalarını ödeyemeyen vatandaşın elektriği anında kesiliyor. Vatandaşlar soruyor: "Teknik bilgisi olmayan amirlerle, fizyoterapist istihdamlarıyla bu elektrik sorunu nasıl çözülecek? Bu liyakatsiz düzen daha ne kadar sürecek?" Tam 52 yıldır gün yüzü görmeyen enerji politikalarına dikkat çeken vatandaşlar, yönetimin babadan oğula geçen bir koltuk sevdasına dönüştüğünü savunuyor. Gerçeklerin gizlendiğini ve halkın sorunlar yumağı içinde bırakıldığını belirten vatandaşlar artık somut bir çözüm ve kesintisiz bir yaşam talep ediyor.




