Asgari Ücret Gelmeden Zam Yağmuru Başladı

Kıbrıs Sorununda AB Tartışması Yeniden Alevlendi
Kıbrıs Sorununda AB Tartışması Yeniden Alevlendi
İçeriği Görüntüle

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği yönetimi, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle ile bir araya geldi. Toplantıda süt fiyatları, ithal koyun kredileri, arpa desteği ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği masaya yatırıldı.

Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, koyun sütüne litre başına 6 TL, keçi sütüne 5 TL, inek sütüne ise 3 TL zam yapıldığı duyuruldu. Ayrıca Asaf ithal koyunlarına ilişkin kredi taksitlerinin 4 ay ertelendiği, faiz farkının karşılanmasına yönelik önerinin Bakanlar Kurulu’na sunulacağı belirtildi.

Toprak Ürünleri Kurumu’nun kredili arpa fiyatını 7,25 TL’den 10,25 TL’ye yükseltmesiyle oluşan fiyat farkının da Bakanlar Kurulu gündemine taşınacağı açıklandı. Daha önce duyurulan 10 bin ton hibe arpa desteğinin verileceği teyit edilirken, dağıtım tarihinin ilerleyen günlerde açıklanacağı ifade edildi.

Ancak asıl tartışma süt fiyatlarında yaşandı. Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, süt fiyatları konusunda üreticilerle gerçek bir mutabakata varılmadığını, maliyet hesabı ortaya konulmadan zam kararının alındığını savundu.

Birlik, kendi hesaplamalarına göre 1 litre sütün üretim maliyetinin 36 TL’ye ulaştığını belirterek, açıklanan fiyatların üreticinin maliyetini karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti.

Bu tablo, ülkede ekonomik krizin yalnızca çalışanı değil, üreticiyi de ezdiğini bir kez daha ortaya koydu. Asgari ücrete henüz zam gelmeden, hayatın her alanında zam yağmuru devam ediyor. Arpa zamlanıyor, yem maliyeti artıyor, süt fiyatı değişiyor; ancak en sonunda yük yine vatandaşa ve üreticiye kalıyor.

Hükümet ise her krizde olduğu gibi meseleyi toplantı, erteleme ve Bakanlar Kurulu’na havale etme yöntemiyle yönetmeye çalışıyor. Oysa üretici bugün çözüm bekliyor. Hayvancı bugün yem almak zorunda. Vatandaş bugün markette süt, yoğurt, peynir fiyatıyla karşı karşıya kalıyor.

Üretici maliyetin altında ezilirken, tüketici raf fiyatları karşısında çaresiz kalıyor. Aradaki zincirde kim kazanıyor, kim kaybediyor sorusu ise hâlâ net yanıt bekliyor.

Hayvancılık sektörü yalnızca birkaç kalem destekle ayakta tutulamaz. Eğer üretici gerçekten korunmak isteniyorsa, yem maliyetinden süt fiyatına, kredi borçlarından pazarlama sistemine kadar bütünlüklü ve şeffaf bir politika ortaya konulmalıdır.

Aksi halde bugün süt fiyatı konuşulur, yarın et fiyatı, ertesi gün peynir ve yoğurt fiyatı... Asgari ücretli daha maaşına zam alamadan, sofrasındaki her ürünün fiyatı yeniden değişmeye devam eder.