Girne’de 3 Haziran’da düzenlenen narkotik operasyonunda yüklü miktarda uyu*turucu madde, para ve satışta kullanıldığı değerlendirilen yüzlerce paketle yakalanan A.D., B.C., B.A.Y. ve A.Y. hakkındaki soruşturma tamamlandı.
20 gündür poliste tutuklu bulunan zanlılar, teminat talebiyle yeniden Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkemede aktarılan bilgilere göre operasyonda 8 kilo 795 gram Hintkeneviri, 256 gram kokain, yüklü miktarda para ve uyu*turucu satışında kullanılan paketler ele geçirildi.
Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Kader Artan, zanlıların tamamının ülkeye turist statüsünde giriş yaptığını açıkladı. Buna göre A.D.’nin 9 Mayıs’ta 30 günlük, B.C.’nin 31 Mayıs’ta 90 günlük, B.A.Y. ve A.Y.’nin ise 19 Mayıs’ta 30 günlük turist vizesiyle adaya geldiği belirtildi.
Polis, zanlıların ülkede herhangi bir bağının bulunmadığını ve dosyadaki suçlamaların ağır ceza kapsamına girdiğini vurgulayarak, davaları görüşülünceye kadar cezaevine gönderilmelerini talep etti.
Girne’de ortaya çıkarılan bu dosya, ülkede turist statüsüyle giriş yapan kişilerin kısa süre içinde ağır suç dosyalarına karışabilmesi gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı. Sınır kapılarındaki denetim, giriş-çıkış kontrolü ve uyu*turucu trafiğine karşı istihbarat zafiyeti tartışmaları yeniden alevlendi.
Bu kadar yüksek miktarda uyu*turucunun ülkeye nasıl sokulduğu, bağlantı ağının kimlerden oluştuğu ve arkasında daha büyük bir organizasyon bulunup bulunmadığı kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında yer alıyor.
Mahkeme, suçların ciddiyetini ve ele geçirilen uyuşturucu miktarını dikkate alarak zanlıların 3 ay süreyle Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesine emir verdi.
Uyu*turucuya karşı mücadelede yalnızca sokakta yakalanan kişilerin değil, bu ağı kuran, taşıyan, pazarlayan ve yöneten yapıların da ortaya çıkarılması gerektiği açıkça görülüyor.




