26 Ekim 2026 tarihli açıklamalarda 8 bin 929 kişinin oy kullandığı ve itirazların reddedildiği bildirildi. Daha önce yeniden sayım yapılacağı da açıklanmıştı. Ancak sistemin maliyetine ve yalnızca 5 bin kişinin oy kullandığı iddiasına ilişkin doğrulanmış bir bilgiye ulaşamadım.
Ulusal Birlik Partisi’nde (UBP) milletvekili adaylarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen elektronik oylamanın ardından başlayan tartışmalar, itirazların reddedilmesiyle yeni bir boyut kazandı. Sandık Kurulu’nun elektronik sonuçları geçerli kabul etmesi, seçim sürecinin şeffaflığına yönelik soru işaretlerini ortadan kaldırmadı. Şimdi kamuoyu, parti yönetiminden yalnızca karar değil, ikna edici açıklamalar bekliyor.
ELEKTRONİK OYLAMA SİSTEMİNE KAÇ PARA ÖDENDİ?
UBP’nin tarihinde ilk kez kullanılan dijital oylama sisteminin maliyeti de yanıt bekleyen konular arasında bulunuyor.
Bu yazılım hangi şirketten temin edildi? Sistemin kurulumu, teknik altyapısı ve işletilmesi için toplam ne kadar ödeme yapıldı? Ödemeyi kim gerçekleştirdi? Yazılım neden tercih edildi ve bağımsız güvenlik denetiminden geçirildi mi?
Basına yansıyan haberlerde, başlangıçta tercih edilen yazılım şirketinin son aşamada değiştirildiği de ileri sürüldü. Bu değişikliğin gerekçesinin ve mali boyutunun açıklanması, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi açısından önem taşıyor.
Parti yönetiminin, milyonlarca liralık bütçeleri yönetme iddiasıyla ülke yönetiminde söz sahibi olduğu bir dönemde, kendi iç seçiminde kullanılan sistemin maliyetini ve teknik güvencelerini de şeffaf biçimde açıklaması bekleniyor.
8 BİN 929 OY MU, 5 BİN OY MU?
UBP yönetimi, 24 Ekim’de gerçekleştirilen seçimde 8 bin 929 üyenin oy kullandığını açıkladı. Ancak kamuoyunda yaklaşık 5 bin kişinin oy kullandığı ve açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığı yönünde doğrulanmamış iddialar da dile getiriliyor.
Ortada bu kadar ciddi bir sayı tartışması varken yapılması gereken, iddiaları yalnızca reddetmek değil, seçmen katılım kayıtları ile elektronik oy verilerini karşılaştırarak bütün kuşkuları gidermek olmalı.
YENİDEN SAYIM KARARI NEDEN UYGULANMADI?
Seçim sonuçlarına itiraz eden 17 aday adayının ardından oyların yeniden sayılacağı açıklanmış, sandıklar polis gözetiminde muhafaza altına alınmıştı.
Ancak süreç sonunda kâğıt çıktıların yeniden sayılmasına yönelik talepler reddedildi ve elektronik sonuçlar geçerli kabul edildi.
Sandık Kurulu, kâğıt çıktıların resmî oy pusulası değil, seçmenlerin tercihlerini kontrol etmeleri için oluşturulan belgeler olduğunu savundu.
Peki, elektronik sistemin doğruluğuna yönelik itirazlar hangi bağımsız teknik incelemeyle giderildi? Daha önce açıklanan yeniden sayım kararından neden vazgeçildi?
Seçim sonuçlarının bir kurul kararıyla geçerli sayılması başka, bu sonuçların bütün taraflar açısından tartışmasız biçimde doğrulanması başka bir meseledir.
ADAY ADAYLARINA BASKI MI YAPILIYOR?
Kurultay sonrası bazı aday adaylarının sonuçlara itiraz etmesi ve adaylıktan çekilme açıklamaları, UBP içerisindeki siyasi gerilimi de gözler önüne serdi.
Bu süreçte, itiraz eden veya adaylıktan çekilen isimlerin kararlarından vazgeçmeleri ya da yeniden aday olmaları yönünde baskıyla karşılaşıp karşılaşmadıkları da açıklığa kavuşturulması gereken bir soru.
Bu yönde doğrulanmış somut bulgular bulunmamakla birlikte, adayların özgür iradeleriyle hareket etmelerinin güvence altına alınması büyük önem taşıyor.
Siyasi birliktelik, itiraz eden seslerin susturulmasıyla değil, üyelerin ve adayların iradesine saygı gösterilmesiyle sağlanabilir.
UBP KENDİ ÜYESİNİN GÜVENİNİ KAYBEDER Mİ?
Asıl mesele yalnızca milletvekili adaylarının hangi sırada yer aldığı değil, UBP üyelerinin kendi oylarının doğru sayıldığına inanıp inanmadığıdır.
Parti içerisindeki bu tartışmalar giderilmeden seçim sonuçlarının kesinleştirilmesi, güven sorununu daha da derinleştirebilir.
UBP yönetiminin önünde artık ciddi bir siyasi sınav bulunuyor. İtirazların reddedilmesiyle dosyanın kapandığını düşünmek, seçmenlerin ve parti üyelerinin bütün sorularının yanıtlandığı anlamına gelmiyor.
HALK UYUMUYOR, SORULAR ORTADA DURUYOR!
6 Aralık genel seçimlerine hazırlanan UBP açısından yaşananlar yalnızca bir kurultay tartışması değil, siyasi güvenilirlik sınavına dönüşme riski taşıyor.
Kendi üyelerinin itirazlarını bağımsız ve şeffaf biçimde açıklığa kavuşturamayan bir siyasi yönetim, genel seçimlerde halktan nasıl güven isteyecek?
UBP, bu tartışmaların seçmen desteğine zarar vermesine izin mi verecek, yoksa bütün kayıtları bağımsız denetime açarak şüpheleri ortadan mı kaldıracak?
Ortada henüz kanıtlanmış bir seçim usulsüzlüğü bulunmuyor. Ancak yanıtlanmamış soruların varlığı da görmezden gelinemez.
Unutulmamalıdır ki sandıktan çıkan sonuç kadar, o sonuca duyulan güven de önemlidir.
Halkın beklediği, yalnızca “itirazlar reddedildi” açıklaması değil; kullanılan her oyun doğru kaydedildiğinin, sistemin güvenilirliğinin ve kararların şeffaflığının ortaya konulmasıdır.
#UBP #ÜnalÜstel #UBPKurultayı #KıbrısSiyaset #KKTCSeçim2026 #KıbrısHaber




