Ulusal Birlik Partisi’nde (UBP) milletvekili aday belirleme seçimlerinin ardından yaşanan tartışmalar, itirazların reddedilmesine rağmen gündemden düşmüyor. Parti yönetimi 8 bin 929 üyenin oy kullandığını açıklarken, kamuoyuna yansıyan daha düşük katılım ve fazla oy kaydedildiği yönündeki iddialar, seçim sonuçlarının güvenilirliğine ilişkin yeni soruları beraberinde getiriyor.

UBP yönetiminin elektronik sonuçları geçerli kabul etmesi, tartışmaları sona erdirmeye yetmedi. Özellikle yaklaşık 5 bin kişinin oy kullandığı yönündeki doğrulanmamış iddialar karşısında, seçmen kayıtlarının ve dijital oy verilerinin bağımsız biçimde incelenmesi beklentisi öne çıkıyor.

9 BİN OYU 5 BİN KİŞİ Mİ KULLANDI?

UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, seçim gecesi 8 bin 929 üyenin sandığa gittiğini açıklayarak katılımın parti tarihinde rekor olduğunu savundu.

Ancak seçim sonrasında bazı üyeler ve aday adayları tarafından elektronik oy sayısının gerçek katılımla örtüşmediği iddiaları gündeme getirildi.

Peki, gerçekten kaç kişi oy kullandı? 8 bin 929 farklı seçmenin oy kullandığını gösteren kayıtlar bağımsız biçimde doğrulanabilecek mi? Yoksa iddialarda öne sürüldüğü gibi katılımcı sayısıyla sistemdeki kayıtlar arasında bir farklılık mı bulunuyor?

Burada önemli bir ayrıntı da var. UBP Divan Kurulu Başkanı, seçim günü saat 16.30 itibarıyla 6 bin 500 üyenin oy kullandığını açıklamıştı. Bu nedenle yalnızca 5 bin kişinin oy kullandığı iddiasının da somut belgelerle desteklenmesi gerekiyor.

Asıl tartışılması gereken, seçmenlerin adaylar için kullandıkları tercihler ile sandığa katılan gerçek kişi sayısının birbirine karıştırılmadan incelenmesi.

8 BİN 929 KİŞİNİN KAYDI NEREDE?

UBP yönetiminin yanıtlaması gereken sorular yalnızca elektronik sistemin açıkladığı rakamlarla sınırlı değil.

8 bin 929 kişinin oy kullandığı açıklanıyorsa, bu kişilere ait kimlik kontrol kayıtları, varsa imza listeleri ve kullanılan dijital oy kodları birbiriyle örtüşüyor mu?

Üyelerin hangi işlem için imza attığı veya kayıt oluşturduğu açık biçimde ortaya konulabiliyor mu? Dağıtılan kodlarla sistemde kullanılan kodların sayısı aynı mı? Mükerrer işlem bulunup bulunmadığı denetlendi mi?

Parti yönetimi, kişisel verileri koruyarak bu kayıtların bağımsız denetime açılmasını neden tercih etmiyor?

Sandığa giren her oyun hesabının verilebildiği bir seçimde bu soruların yanıtlanması neden sorun olsun?

YENİDEN SAYIM NEDEN YAPILMADI?

UBP’de tartışmaların büyümesine neden olan bir diğer gelişme ise oyların yeniden sayılmasına yönelik itirazların reddedilmesi oldu.

İtirazlar üzerine yeniden sayım yapılacağı açıklanmasına rağmen, daha sonra Sandık Kurulu tarafından elektronik sonuçların geçerli olduğuna karar verildi.

Kurul, kâğıt çıktıların resmî oy pusulası değil, seçmenlerin tercihlerini kontrol etmelerine yönelik belgeler olduğunu belirterek yeniden sayım taleplerini reddetti.

Ancak açıklamanın ardından şu soru önemini korudu: Elektronik sistemin güvenilirliği yalnızca mevcut kayıtların incelenmesiyle mi değerlendirildi, yoksa bağımsız bir teknik denetim de gerçekleştirildi mi?

Bir seçim sonucunun parti içi kurul tarafından onaylanması, kamuoyuna yansıyan bütün usulsüzlük iddialarının kanıtlarla çürütüldüğü anlamına gelmez.

FAZLA OY GÖSTERİLDİĞİ İDDİASI UBP'Yİ NEREYE GÖTÜRECEK?

Parti içerisinde bazı isimler tarafından dile getirilen, gerçek katılımdan daha fazla oy kaydedildiği yönündeki iddialar henüz kanıtlanmış değil.

Ancak bu iddiaların bağımsız biçimde araştırılmadan tartışmaların kapatılması, UBP'nin kendi üyeleri arasında bile güven sorununa yol açabilir.

Eğer açıklanan 8 bin 929 kişilik katılım doğruysa, bunun denetlenebilir kayıtlarla ortaya konulması parti yönetiminin elini güçlendirecektir.

Buna karşılık, seçmen sayısı ile sistem kayıtları arasında ciddi bir tutarsızlık tespit edilmesi halinde, aday sıralamalarının güvenilirliği de yeniden tartışmaya açılabilecektir.

İddiaların doğruluğu kadar, iddialara verilen yanıtların şeffaflığı da önem taşıyor.

UBP KENDİ ÜYESİNİ İKNA EDEBİLECEK Mİ?

UBP yönetimi, seçim sonuçlarının geçerliliğini savunurken itirazları reddetmiş olsa da parti içerisindeki soru işaretleri tamamen ortadan kalkmış değil.

Üstelik tartışmalar artık yalnızca UBP'nin kendi meselesi olmaktan çıkmış durumda. Toplumcu Demokrasi Partisi'nin (TDP) konuyu Yüksek Seçim Kurulu'na taşıması, meselenin seçim güvenilirliği boyutunu da gündeme getirdi.

6 Aralık genel seçimlerine hazırlanan iktidar partisinin, kendi aday belirleme sürecinde yaşanan tartışmaları geride bırakabilmesi için üyelerinin güvenini yeniden kazanması gerekiyor.

HALK UYUMUYOR, SANDIKTAKİ SORULARIN YANITINI BEKLİYOR!

Bugün UBP yönetiminin önündeki en önemli mesele, yalnızca aday listesini kesinleştirmek değil, o listenin hangi katılımla ve nasıl oluştuğunu tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymaktır.

8 bin 929 kişi gerçekten oy kullandıysa bunun bağımsız biçimde doğrulanması, 5 bin kişi iddiasının ise somut delillerle açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

UBP’DE İTİRAZLARA RET, SORULARA SESSİZLİK: HALK BU SONUÇLARA GÜVENECEK Mİ?
UBP’DE İTİRAZLARA RET, SORULARA SESSİZLİK: HALK BU SONUÇLARA GÜVENECEK Mİ?
İçeriği Görüntüle

Aksi halde parti içinde başlayan güven tartışmasının genel seçim sürecine taşınması kaçınılmaz bir siyasi risk olarak UBP'nin karşısında duracaktır.

Çünkü seçim kazanmak isteyen bir siyasi partinin önce kendi sandığının güvenilirliği konusunda üyelerini ikna edebilmesi gerekir.

#UBP #ÜnalÜstel #UBPKurultayı #KıbrısSiyaset #KKTCSeçim2026 #KıbrısHaber