İddialara göre bazı merkezlerde cinsiyet seçimi üzerinden milyonlarca dolarlık bir gelir kapısı oluştu. Bu iddiaların merkezinde ise UBP Genel Sekreteri Dr. Ahmet Savaşan’ın adı geçiyor.

DW Türkçe, Kuzey Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi’nden yetkili bir isimle röportaj yaptı. Röportajın başında verilen ifade netti:
“Cinsiyet seçimini biz sadece cinsiyet seçimi yapmak için Kıbrıs’ta yapmıyoruz Türk tarafında.”

Ancak kameranın kayıtta olmadığını sandığı anda söylenenler bambaşka bir tablo ortaya koydu:
“Bizim bu yeni sayfamızda cinsiyet seçimiyle ilgili bir şey varsa hemen yapman lazım.”

Bu iki ifade arasındaki uçurum, tartışmanın özünü oluşturuyor. Kameraya konuşurken inkâr, kamera kapandı sanılınca itiraf havası. Kamuoyunu sarsan da tam olarak bu çelişki oldu.

İddialara göre bu iş sadece tıbbi bir uygulama değil, aynı zamanda milyonlarca dolarlık bir ticaret düzenine dönüşmüş durumda. Para konuşuyor, etik susuyor. Buna rağmen tartışma, “Bu doğru mu?” sorusundan çok, “Kim korunuyor?” sorusuna evriliyor.

UBP Genel Sekreteri Dr. Ahmet Savaşan’ın adı bu dosyada anılırken, iktidar cephesinden güçlü bir yüzleşme değil, sessizleştirme çabası görülüyor. Net cevaplar yerine yuvarlak cümleler kuruluyor. Açık soruşturma yerine konuyu dağıtan açıklamalar yapılıyor. Toplumun vicdanını rahatlatacak bir şeffaflık ise ortada yok.

Karadeniz'de sıcak saatler: Yunanistan'a ait tankerler vuruldu
Karadeniz'de sıcak saatler: Yunanistan'a ait tankerler vuruldu
İçeriği Görüntüle

Bugün gelinen noktada tablo nettir. İddialar ağırdır ama hesap soran yoktur. Sistemin içinde olanlar korunmakta, sorgulayanlar hedef haline getirilmektedir.

İnsanlar artık şunu sormaktadır. Eğer bu ülkede suç varsa, neden ortaya çıkarılmıyor. Eğer suç yoksa, bu kadar şüphe neden karanlıkta bırakılıyor.

Çünkü adalet kişiye göre değişirse, adalet olmaktan çıkar. Ve eğer bir ülkede suç saklanıyor, gerçeği söyleyenler yakılıyorsa, orada sorun kişilerde değil, sistemdedir.