Oda tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, gerçek tasarrufun yanlış planlamanın düzeltilmesi ve pahalı enerji girdilerinin azaltılmasıyla mümkün olacağı ifade edildi. Açıklamada, Kalecik III sözleşmesinin kamu yararına yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

Savaşın bahar aylarına denk gelmesinin enerji talebinin görece düşük olduğu bir döneme rastladığına işaret edilen açıklamada, doğru yönetim anlayışıyla enerji maliyetlerinin azaltılabileceği kaydedildi. Daha önce hazırlanan teknik raporlarda Kalecik III sözleşmesinin kamu yararından çok özel şirket lehine sürdürülebilir bir kazanç modeli oluşturduğunun ortaya konduğu belirtildi.

Enerji alanında alınabilecek en önemli tasarruf tedbirlerinden birinin AKSA kira bedelindeki artışın durdurulması olduğu ifade edilen açıklamada, Nisan 2026 itibarıyla bu artışın durdurulması halinde aylık 1,3 ile 1,5 milyon ABD doları arasında tasarruf sağlanabileceği belirtildi. Mevcut kira bedelinin zaten rayiç kira seviyesinin üç katından fazla olduğu da vurgulandı.

Açıklamada, asıl büyük tasarrufun ise KIB-TEK’in kendi santrallerinin daha etkin kullanılmasıyla sağlanabileceği kaydedildi. Hükümet göreve geldiğinde KIB-TEK üretim kapasitesinin yüzde 50–55 seviyesinde kullanıldığı, ancak Kalecik III anlaşmasından sonra bu oranın yüzde 30’lara kadar düştüğü ifade edildi.

Kendi santrallerini düşük kapasitede çalıştırıp daha pahalı enerjiyi dışarıdan almanın teknik bir zorunluluk olmadığı belirtilen açıklamada, bunun yanlış bir enerji yönetimi tercihi olduğu vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Erhürman: Önceliğimiz adanın tamamının güvenliği
Cumhurbaşkanı Erhürman: Önceliğimiz adanın tamamının güvenliği
İçeriği Görüntüle

Oda tarafından yapılan hesaplamaya göre AKSA’dan alınan enerjinin birim fiyatının 0,20 dolar/kWh, KIB-TEK üretim maliyetinin ise 0,10 dolar/kWh olduğu belirtildi. KIB-TEK üretiminin artırılmasıyla 22,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanabileceği, bunun aylık yaklaşık 2,5 milyon dolar, yıllık ise yaklaşık 30 milyon dolar tasarruf anlamına geldiği ifade edildi.

Makina Mühendisleri Odası, meslek örgütü olarak görevlerinin kriz dönemlerinde ortaya çıkan gelişmeleri teknik açıdan değerlendirmek ve kamu yararına alınabilecek tedbirleri ülkeyi yönetenlere hatırlatmak olduğunu belirterek, önerilerin dikkate alınmasının yöneticilerin kamusal sorumluluğu olduğunu kaydetti.