Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) son yılların en büyük kamusal soygun iddialarından biriyle çalkalanıyor. Yenidüzen’in ulaştığı resmi Sayıştay raporu, iki buçuk yıla yayılan devasa bir usulsüzlük zincirini ve kamu maliyesinin nasıl göz göre göre zarara uğratıldığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Rekabet Uyarısından 5 Gün Sonra Zam Tartışması: “Serbest Piyasa Devam mı Ediyor?”
Rekabet Uyarısından 5 Gün Sonra Zam Tartışması: “Serbest Piyasa Devam mı Ediyor?”
İçeriği Görüntüle

Asgari Ücreti Aşan Yemek Faturaları!

Ülkede açlık sınırı ve asgari ücret ortadayken, Merkezi Cezaevi’nde mahkûm başına aylık yemek maliyetinin 64 bin 500 TL olarak faturalandırılması bardağı taşıran son damla oldu. Sadece cezaevi de değil; asgari ücretin üzerinde mahkûm ve hastane yemek ödemeleri gözleri yemek veren firmalara çevirdi! Vatandaşın vergilerinin nereye gittiğini sorgulayan kamuoyu, tek bir adresi işaret ediyor: Devletin sırtından haksız kazanç elde eden o yapılar. Soruyoruz: Kim bu KKTC yolsuzluk kâbusları? Bu fahiş fiyatlara göz yumanlar, bu usulsüz sözleşmelere imza atanlar kimler?

Sayıştay Raporu Belgeledi: Günlük 73.73 TL Fazladan Ödeme!

Sayıştay raporundaki resmi hesaplamalara göre devlet, ihalesiz uygulamadan doğan fiyat farkı nedeniyle her bir mahkûm için her gün 73.73 TL fazladan ödeme yapıyor. Şirketin kasasını doldurmak adına yapılan bu usulsüzlüğün kamu maliyesine yüklediği yıllık toplam zarar ise yaklaşık 23 milyon TL’yi buluyor. Hastane yemeklerindeki usulsüzlükler de eklendiğinde, kamunun uğradığı toplam zararın boyutları dudak uçuklatıyor.

Hükümet Hukuku Görmezden Geldi, İhale Açmadı

Sürecin en vahim kısmı ise siyasi ayağında yaşanıyor. Haziran 2024’te açılan ve yine aynı yandaş şirkete verilen ihale, rakip firmanın itirazı üzerine Rekabet Kurulu tarafından iptal edilmişti. Kurulun "ihaleye hemen yeniden çıkılsın" yönündeki resmi ve bağlayıcı kararına rağmen, UBP – YDP – DP Hükümeti hukuku tamamen görmezden geldi. Yeni bir ihale açmak yerine, ihalesiz alımlarla aynı firmayı fonlamaya ve kamuyu zarara uğratmaya devam etti.

Gözler Yemek Veren Firmalarda ve Yetkililerde!

Halk ekonomik krizle boğuşurken, cezaevi ve hastane koridorlarında dönen bu milyonlarca liralık rant kavgası sivil toplum örgütlerini ve muhalefeti de ayağa kaldırdı. Sayıştay raporunun ardından savcılığın ve polis mali şubenin harekete geçip geçmeyeceği; devletin kasasını kurutan bu "yolsuzluk kâbuslarının" hesap verip vermeyeceği merak konusu.