Türkiye, sağlık sektöründeki çeteleşme ve usulsüzlük iddialarıyla sarsılmaya devam ediyor. Elazığ’da dün özel sağlık kuruluşlarına yönelik gerçekleştirilen ve büyük gizlilikle yürütülen operasyon kapsamında 23 şüpheli gözaltına alınmıştı. Operasyonun hedefindeki kurumlardan biri olan Medikal Hospital’da yapılan incelemeler, vicdanları sızlatan acı gerçeği ve devasa bir kamusal soygunu gün yüzüne çıkardı.

Makineler Açık, Sensörler Çalışıyor Ama Hasta Bağlı Değil!

Emniyet ve sağlık müfettişlerinin hastanenin yoğun bakım ünitesinde yaptığı baskında, kelimenin tam anlamıyla bir "tiyatro" oynandığı belirlendi. Yoğun bakım yataklarında yatan hastaların hayatını idame ettirmesi gereken hayati cihazların hiçbirinin hastalara bağlı olmadığı tespit edildi.

Vicdansızlığın bu kadarına da pes dedirten yöntemde; hastanedeki tüm tıbbi cihazların, monitörlerin ve solunum ünitelerinin içeride kritik durumda hasta varmış simülasyonu yaratacak şekilde açık bırakıldığı öğrenildi.

Amaç: SGK’dan "Yoğun Bakım" Parası Koparmak!

Peki, can çekişen veya tedavi gören hastaların hayatı neden bu şekilde tehlikeye atıldı? Müfettişlerin ilk değerlendirmelerine göre bu sistem, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu (SGK) dolandırmak amacıyla kuruldu.

  • Hastanenin, normal odada kalabilecek veya yoğun bakım ihtiyacı olmayan hastaları "durumu kritik" gibi gösterdiği,

    Manşet
    Manşet
    İçeriği Görüntüle
  • Cihazları çalıştırarak faturaları şişirdiği,

  • Bu sayede devletten her gün yüz binlerce liralık haksız "yoğun bakım ödemesi" aldığı iddia ediliyor.

23 Gözaltı Var: Soruşturma Derinleşiyor

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, aralarında hastane yöneticileri, doktorlar ve muhasebe çalışanlarının da bulunduğu 23 şüphelinin sorgusu sürüyor. Dijital materyallere, hasta kayıtlarına ve SGK faturalarına el konulurken, operasyonun diğer özel hastanelere de sıçrayabileceği belirtiliyor.

Vatandaşlar ise isyan noktasına geldi: "Hastalara şifa dağıtması gereken yerler, insan hayatı üzerinden para basan darphanelere dönmüş. Bu kaçıncı skandal?"