Gazeteye konuşan kaynaklar, bu seçeneğin geniş çaplı bir savaştan ziyade Tahran üzerinde baskı kurmayı hedefleyen dar kapsamlı bir hamle olarak tasarlandığını belirtti.

Habere göre olası saldırı, İran’daki belirli askeri ve siyasi noktaları hedef alabilir ve onay verilmesi halinde birkaç gün içinde gerçekleşebilir. Yetkililer, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmaması halinde daha kapsamlı bir harekâtın da gündeme gelebileceğini; bu senaryoda rejim altyapısının hedef alınabileceğini ifade ediyor.

Kaynaklardan biri, Trump’ın askeri gücü yalnızca cezalandırıcı bir araç olarak değil, ABD lehine bir anlaşma zemini oluşturmak için baskı unsuru olarak kullanabileceğini söyledi. Buna göre küçük çaplı saldırılarla başlanıp İran’ın nükleer faaliyetleri sonlandırılana kadar baskı kademeli biçimde artırılabilir.

Trump, “Barış Kurulu” toplantısında yaptığı açıklamada İran’la bir anlaşmanın “önümüzdeki 10 gün içinde” netleşebileceğini dile getirdi. Daha sonra gazetecilere konuşan Trump, sürenin en fazla iki hafta olduğunu belirterek, “Bir şekilde anlaşma yapacağız ya da anlaşmayı alacağız” dedi. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise Başkan’ın atacağı adımlara ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Donald Trump’tan Ramazan mesajı
Donald Trump’tan Ramazan mesajı
İçeriği Görüntüle

ABD’li yetkililer, şu ana kadar herhangi bir saldırı emri verilmediğini ancak bir haftalık yoğun bombardımandan sınırlı hedefli operasyonlara kadar farklı askeri senaryoların masada olduğunu aktardı. Bazı analistler ise böyle bir adımın İran’ın misillemesine yol açabileceği ve ABD’yi Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir çatışmaya sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Trump’ın değerlendirdiği bu seçenek, ilk başkanlık döneminde Kuzey Kore’ye karşı gündeme gelen “kanlı burun” stratejisini hatırlattı. 2018’de Washington ile Pyongyang arasında artan gerilim sırasında, sınırlı ve önleyici bir saldırı seçeneği tartışılmış; ancak Trump, daha sonra Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile diplomatik süreci tercih etmişti.

Diplomatik cephede ise ABD’li yetkililer bu hafta İranlı muhataplarıyla temaslarda bulundu. Washington, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini sonlandırmasını, balistik füze programını sınırlamasını ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği azaltmasını talep ediyor. İran ise kapsamlı bir anlaşmayı reddederken, nükleer silah edinme niyeti olmadığını savunuyor.

Öte yandan askeri hareketlilik dikkat çekiyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney, ABD’nin olası bir saldırısına “azami güçle” karşılık verileceğini açıkladı. Son günlerde ABD’nin bölgeye F-35 ve F-22 savaş uçakları sevk ettiği, ikinci bir uçak gemisinin de Orta Doğu’ya doğru ilerlediği bildiriliyor. Ayrıca komuta-kontrol uçakları ve gelişmiş hava savunma sistemlerinin de bölgeye konuşlandırıldığı belirtiliyor.