İncirli, anayasal düzenin yasa gücünde kararnamelerle zayıflatıldığını, plansız borçlanmaların ise ülkeyi ağır bir ekonomik yük altına soktuğunu söyledi.

Konuşmasında demokratik hukuk devleti vurgusu yapan İncirli, devletin temelinin anayasa, yasalar, kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin yasa gücünde kararnamelere ilişkin kararını hatırlatan İncirli, yasama yetkisinin yalnızca Cumhuriyet Meclisi’ne ait olduğunu ve bu yetkinin devredilemeyeceğini ifade etti.

Hükümetin buna rağmen kararname üretmeye devam ettiğini söyleyen İncirli, yürürlükte bulunan yüzlerce kararname bulunduğunu ve bunların önemli bölümünün anayasal sorun taşıdığını savundu. İhtiyaç duyulan düzenlemelerin süratle Meclis gündemine getirilmesi gerektiğini belirten İncirli, aksi halde hukuk devleti ilkesinin zarar göreceğini dile getirdi.

Ekonomi başlığında ise hükümetin sürekli borçlanma yoluna gitmesini eleştiren İncirli, son borçlanma ihalelerinde ortaya çıkan rakamların ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Borcun borçla kapatılmasının sürdürülebilir olmadığını belirten İncirli, kamu borç stokunun hızla büyüdüğünü ve hükümetin net bir ödeme planı açıklaması gerektiğini kaydetti.

Girne’de uy*şturucu baskını: 2 kişi tutuklandı
Girne’de uy*şturucu baskını: 2 kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Seçim tarihinin hâlâ açıklanmamasını da eleştiren İncirli, belirsizliğin hem ekonomik hem de siyasi istikrarı olumsuz etkilediğini söyledi. Ülkenin 2027 bütçe süreci açısından da riskli bir döneme girdiğini ifade eden İncirli, seçim tarihinin artık netleşmesi gerektiğini vurguladı.

Kırsal kesim arazileri konusunda gençlerin konut sahibi olmasına karşı olmadıklarını belirten İncirli, dağıtım süreçlerinin adaletli, planlı ve altyapılı şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Dağıtılan arazilerde hak sahiplerinin ne kadarının gerçekten konut yapabildiğinin açıklanmasını isteyen İncirli, finansman desteğinin de gündeme alınması gerektiğini ifade etti.

Silah ruhsatları, tezil işlemleri ve kırsal kesim dağıtımları üzerinden toplumdaki adalet duygusunun zedelendiğini savunan İncirli, bu uygulamaların seçim yatırımı anlayışıyla yürütülmemesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’ye girişine izin verilmeyen gazeteci, akademisyen, siyasetçi ve sendikacılar konusuna da değinen İncirli, bunun bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu söyledi. Bu durumun Türkiye ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkilere zarar verdiğini ifade eden İncirli, daha önce önerdikleri Meclis araştırma komitesinin bir an önce kurulması çağrısını yineledi.

Konuşmasının sonunda hükümete sert mesajlar veren İncirli, anayasa dışı ve keyfi uygulamaların ülkenin itibarını zedelediğini belirterek seçim tarihi açıklanması, borç yönetim planının kamuoyuyla paylaşılması ve ülkenin önünü açacak adımların atılması gerektiğini söyledi.