Birliğe ulaşmak isteyen işletmeciler ise ayrı bir sorunla karşılaştıklarını söylüyor. Resmi ve erişilebilir bir iletişim hattı bulunmadığını, kamuya açık net bir telefon numarasına ulaşmakta zorlandıklarını ifade ediyorlar. “Üyelik şartı koyan bir yapıya ulaşmak neden bu kadar zor?” sorusu da tartışmayı büyütüyor.
İddialar ağır. Başvuru yapılıyor, evraklar tamamlanıyor, şartlar yerine getiriliyor. Ancak üyelik onayı çıkmıyor. Aynı dönemde açılan ihalelerde ise birlik üyeliği zorunlu tutuluyor. Bu durumda doğal olarak şu soru gündeme geliyor: Üyelik verilmezken üyelik şartı koymak, ihaleye katılımı bilinçli şekilde daraltmak değil mi?
Sektörde konuşulanlara göre bazı işletmeler aylardır yanıt bekliyor. Ret gerekçeleri net değil. Şeffaflık yok. Açıklama yok. Buna karşın kamu kaynaklarının dağıtıldığı ihalelerde kapı belli bir listeye açık kalıyor.
İddialar daha da ileri gidiyor. Yeni üyeliklerin kabul edilmemesinin, belirli kişi ya da firmaların çıkarlarını korumaya yönelik olduğu öne sürülüyor. Eğer bu doğruysa, bu sadece bir meslek örgütü tartışması değil, doğrudan kamu ihalelerinde adalet meselesidir.
Sorular net:
Üyelik kriterlerini sağlayanlar neden içeri alınmıyor?
Üyelik kapalıysa ihalede neden zorunlu tutuluyor?
Bu uygulama rekabeti engelliyor mu?
Restoranlar Birliği’nin bu iddialara açık ve net yanıt vermesi gerekiyor. Çünkü mesele sadece üyelik değil. Mesele, kamu ihalelerinde eşitlik ve şeffaflık.




