Ancak skandalın üzerinden zaman geçmesine rağmen ne EKOR Pastaneleri’nden ne de KKTC Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Dairesi’nden tek bir kelimelik açıklama bile yapılmadı. Yetmedi, elde edilen bilgilere göre bugün hâlâ bütün şubeler normal şekilde çalışıyor, ürün satıyor, insanlara yiyecek sunmaya devam ediyor.
Dolabın içinde farenin gezdiği bir işletmenin şubeleri, skandalın ertesi gününde bile açık. Ne kapatma var, ne mühürleme, ne kamuoyuna bilgi, ne de utanma emaresi.
Bu artık bir ihmal değil, açık bir skandaldır. Bu artık bir hata değil, bilinçli bir umursamazlıktır. Halkın sağlığı göz göre göre tehlikeye atılmaktadır.
Çocuklar, aileler, yaşlılar bu ürünleri yiyor. İnsanlar bilmeden, güvenerek alışveriş yapıyor. Ama o güvenin arkasında farelerin dolaştığı dolaplar, denetlenmeyen imalathaneler ve susan bir devlet mekanizması var.
Herkes şu soruları soruyor ama cevap yok.
Bu yer denetlendi mi.
Denetlendiyse bu rezalet nasıl ortaya çıktı.
Ceza kesildi mi.
Bir şube bile kapatıldı mı.
Sorumlulara ne yapıldı.
Cevap sıfır. Temel Sağlık Dairesi yine ortada yok. Oysa bu dairenin görevi tam da budur. Denetlemek, halkı korumak, cezalandırmak ve hesap vermek. Ama ortada ne denetim var ne hesap.
Bir video çıkıyor, ülke çalkalanıyor, insanlar tedirgin oluyor ama sorumlu kurumlar üç maymunu oynuyor. Görmüyor, duymuyor, konuşmuyor.
Bugün asıl skandal, bir pastane dolabında görülen fare değil. Asıl skandal, bu görüntüden sonra bile hâlâ açık olan şubeler, hâlâ satılan ürünler ve hâlâ susan yetkililerdir.
Bu sessizlik, halk sağlığına ihanettir. Bu suskunluk, görevi kötüye kullanmaktır. Bu tablo, denetim sisteminin çöktüğünün ilanıdır.
Temel Sağlık Dairesi bir kez daha sınıfta kalmamıştır. Bu kez, sınıfı yakmıştır. Ve bu yangının ortasında kalan yine halktır.





