Genel Kurul denetim göreviyle bugün saat 12.40’ta toplandı. İlk sözü alan Barçın, konuşmasının başında Türk Telekom ile imzalanan protokolün onay yasasının Meclis’ten oy çokluğuyla geçtiğini anımsattı ve yasanın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı’nın imzasının beklendiğini ifade etti. Ardından EKTAM işçilerinin durumuna değindi.

Barçın, çalışanların Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası çerçevesinde sendikaya üye olduklarını, Çalışma Bakanlığı’ndan yetki belgesi aldıklarını ve yerel gazetelerde ilan yayımlayarak toplu sözleşme çağrısında bulunduklarını belirtti. Bu sürecin hemen ardından işveren tarafından toplu şekilde işten durdurulduklarını söyleyen Barçın, söz konusu adımın sendikal faaliyetle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

İşverenin gerekçe olarak “iş hacminde daralma” ve “maliyetlerin sürdürülebilirliği” ifadelerini kullandığını aktaran Barçın, şirketin faaliyetlerine güçlü şekilde devam ettiğini beyan ederken tüm çalışanları işten uzaklaştırmasının çelişki yarattığını savundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun işçilerle yapılan görüşmede sarf ettiği sözlere de değinen Barçın, işveren tarafının sendikayla görüşmek istemediğinin açıkça ifade edildiğini iddia etti. Hiçbir işverenin şirket politikası gerekçesiyle sendikal örgütlenmeyi reddedemeyeceğini belirten Barçın, anayasa ve yasaların bu konuda açık olduğunu vurguladı.

İş Yasası’nın ilgili maddesine işaret eden Barçın, sendika üyeliğinin fesih nedeni olamayacağını belirterek Çalışma Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Barçın, idarenin haksız fesihleri yürürlüğe koymaması gerektiğini, hukuki süreç işletilecekse bunun işveren tarafından başlatılması gerektiğini söyledi.

Grev sürecine de değinen Barçın, grevde olan bir iş yerine faaliyetleri sürdürmek amacıyla yeni istihdam yapılmasının hukuken mümkün olmadığını savundu.

Konuşmasında çalışma koşullarına ilişkin iddiaları da dile getiren Barçın, işçilerin vardiyalı ve düzensiz mesai sistemiyle çalıştırıldığını ancak yüzde 15 vardiya ödeneği ile buna ilişkin sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primlerinin yatırılmadığını öne sürdü. Bu konuda derhal denetim yapılması ve eksik yatırımların tamamlatılması gerektiğini ifade etti.

Sendikal nedenle işten durdurma yaptığı iddia edilen şirketlere sağlanan teşvik ve prim desteklerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Barçın, kamu kaynaklarının bu tür uygulamalara rağmen sürdürülmemesi gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu’nun grevdeki işçiler için dayanışma hesabı açılması yönünde İçişleri Bakanlığı’na başvurduğunu hatırlatan Barçın, aradan geçen süreye rağmen yanıt verilmediğini söyledi ve başvurunun sonuçlandırılması gerektiğini ifade etti.

Konuşma sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu yerinden söz alarak toplu işten çıkarma süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hasipoğlu, toplu işten çıkarma durumunda üç ay boyunca yeni istihdam yapılamayacağını ve ispat yükünün işverene ait olduğunu belirtti. Ayrıca Bakanlığın nihai karar mercii olmadığını kaydetti.

Barçın ise idare olarak yasaya aykırı bir işlemin yürürlüğe konulmaması gerektiğini savunarak, EKTAM işçilerinin anayasal ve yasal haklarını kullandığını ve yürütmenin bu hakların arkasında durması gerektiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Tatlısu’da inşaattan düşen işçinin durumu kritik
Tatlısu’da inşaattan düşen işçinin durumu kritik
İçeriği Görüntüle