Üniversitelerde denklik, kayıt süreçleri, denetim eksikliği ve idari yapı tartışmaları sürerken, kamuoyunda “YÖDAK’ta liyakat var mı?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Gazetemize ulaşan iddialara göre, bazı üniversitelerin denklik ve yeterlilik konularında ciddi soru işaretleri bulunmasına rağmen öğrenci kaydı almaya devam etmesi, yükseköğretim sistemindeki denetim mekanizmasını yeniden tartışmalı hale getirdi. Her yıl milyonlarca liralık gelirin toplandığı bu yapıda, YÖDAK’ın gerekli denetimleri yapıp yapmadığı ya da bazı uygulamalara göz yumup yummadığı merak konusu oldu.
İddialar bununla da sınırlı değil. YÖDAK’ın yalnızca denetim göreviyle değil, aynı zamanda yapılan atamalar ve kurum içi kadrolaşma iddialarıyla da gündeme gelmesi dikkat çekiyor. Kamuoyunda, kurulun liyakat esasına göre mi yönetildiği yoksa siyasi baskı ve yönlendirmelerle mi şekillendiği yönünde ciddi tartışmalar yaşanıyor.
Gazetemize gelen iddialarda, YÖDAK’ın bazı çevreler tarafından bir “menfaat kapısı” olarak kullanıldığı, kurum içindeki kadroların ise siyasi irade tarafından baskı altına alındığı ve yönlendirildiği ileri sürülüyor. Yapılan atamaların da bu çerçevede şekillendiği iddiaları, yükseköğretimdeki güven sorununu daha da derinleştiriyor.
Üniversitelerde yaşanan denklik tartışmaları, kayıt süreçleri ve denetim eksikliği iddiaları dikkate alındığında, YÖDAK’ın kamuoyuna açık, şeffaf ve somut açıklamalar yapması bekleniyor. Atamaların hangi kriterlere göre yapıldığı, denetim süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve sorunlu olduğu iddia edilen üniversiteler hakkında hangi işlemlerin başlatıldığı soruları yanıt bekliyor.
Yükseköğretim gibi ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir alanda, liyakat ve şeffaflık tartışmalarının gölgesinde kalınması kabul edilemez. Kamuoyu şimdi şu soruların yanıtını arıyor: YÖDAK gerçekten etkin bir denetim kurumu olarak mı çalışıyor, yoksa siyasi baskılar ve çıkar ilişkileri nedeniyle asli görevini yerine getiremiyor mu?
#YÖDAK #Liyakat #Siyaset #Kamuoyu #TopuzGazetesi