CTP grubunun sabah saatlerinden bu yana Meclis’te bulunduğunu anımsatan İncirli, “Saat üç oldu, güneş batıyor. Herkes mesaisini tamamladı ama biz Meclis’i ancak şimdi açabiliyoruz. Bu Meclis neden bu saate kadar açılamıyor?” ifadelerini kullandı.
Ülkede peş peşe yaşanan skandalların toplumu derin bir endişeye sürüklediğini söyleyen İncirli, her gün yeni bir karanlık tabloyla uyanıldığını belirtti. “İnsanlar artık sabahları ‘bugün başımıza ne gelecek’ diye uyanıyor. Memleket her gün biraz daha karanlığa itiliyor” dedi.
Sahte diploma ve dokunulmazlık tepkisi
Sahte diploma ve yolsuzluk davalarına dikkat çeken İncirli, bu sürecin bir zincir gibi ülkeyi boğduğunu ifade etti. Hükümetin her seferinde “adli süreç var” diyerek konuyu geçiştirdiğini söyleyen İncirli, “Bu sözlerin artık kimseye inandırıcılığı kalmadı. Ortaya saçılanlar, sizin içinde bulunduğunuz kirli ilişkiler ağıdır” diye konuştu.
Bir milletvekiline ilişkin sahte diploma dosyasının savcılık tarafından hazırlanmasına rağmen dokunulmazlığın kaldırılmadığını hatırlatan İncirli, CTP olarak açık bir tutum aldıklarını vurguladı. “Suçsuzsa aklansın, suçluysa yargılansın dedik. Ama siz dokunulmazlığın kaldırılmaması için el kaldırdınız” ifadelerini kullandı.
“Yargılanmanın önünü kestiniz”
Bu kararın kamu vicdanında büyük bir yara açtığını belirten İncirli, “Geçen hafta bu ülke böyle bir tabloya düşmeyebilirdi. Ama siz yargılanmanın önünü kestiniz” dedi. Dokunulmazlığı kaldırılmayan bir milletvekilinin Kıbrıslı Türkleri temsilen uluslararası bir göreve gönderilmek istenmesini de eleştiren İncirli, bunun ülke adına büyük bir hata olduğunu söyledi.
Bu süreçte CTP temsilcisinin temasları tek başına yürüteceğini açıklayan İncirli, “Bu görüntü memleket için iyi değildir ama sorumlusu sizsiniz” ifadelerini kullandı.
Öztürkler iddiaları: “Bu çok ciddi bir durumdur”
Konuşmasının en sert bölümünde Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’e ilişkin iddialara değinen İncirli, Fatma Ünal davasında ortaya çıkan beyanlara işaret ederek, “Bugün üzerimize adeta atom bombası düştü” dedi. İddiaların doğruluğundan bağımsız olarak son derece ciddi olduğunu vurgulayan İncirli, sahte diploma ve istisnai vatandaşlık süreçlerine dair ilişkilerin kamuoyunda büyük soru işaretleri yarattığını söyledi.
Daha önce gündeme gelen akademik intihal iddialarını da hatırlatan İncirli, sahte diplomaların araştırılması için kurulması istenen komitenin başına Öztürkler’in getirilmesine neden karşı çıktıklarını bir kez daha dile getirdi.
“Aranızda şaibeli olmayan kaldı mı?”
Hükümete seslenen İncirli, “Şimdi de Ziya Öztürkler’in dokunulmazlığını kaldırmamak için mi uğraşacaksınız? Aranızda şaibeli olmayan, temiz bir kişi kaldı mı?” sorusunu yöneltti.
Ülkede sadece siyasetçilerin değil, üst düzey bürokratların da rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla yargılandığını belirten İncirli, “Meclis başkanı, milletvekilleri, bürokratlar… Her şey artık ortalığa saçıldı. Bundan öteye köy yoktur” dedi.
Erken seçim çağrısı
Hükümetin temel sorunları çözmek yerine zamlar, güvenlik zafiyetleri ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan adımlarla gündeme geldiğini savunan İncirli, “Bu ülke bu kadar çürümüşlüğü, bu kadar karanlığı kaldıramaz” ifadelerini kullandı. Suya yapılan zamları, silahlı olayları ve tıp ile diş hekimliğinde uzmanlık sınavının kaldırılmasını da eleştiren İncirli, bunların toplum sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.
İfade özgürlüğüne yönelik girişimlere de tepki gösteren İncirli, “Gazeteler yazmasın, insanlar konuşmasın istiyorsunuz. Mümkünse herkesin ağzına fermuar çekmek istiyorsunuz” dedi.
İncirli, konuşmasını erken seçim çağrısıyla tamamlayarak, “İnsanlar sokakta ‘sandık nerede’ diye soruyor. Bu tarihi artık açıklamak zorundasınız. Bu memleketi temizleyecek olanlar bizleriz” ifadelerini kullandı.




