Bir televizyon programında konuşan Denktaş, hayat pahalılığına ilişkin düzenlemenin yasa yerine kararnameyle yapılmasını eleştirerek bunun siyasi bir zorunluluktan kaynaklandığını savundu. Hükümetin kendi parti grubundan yeterli desteği alamadığı için bu yönteme başvurduğunu ifade etti.
Kararnamenin anayasal dayanağının tartışmalı olduğunu belirten Denktaş, ülkede ne savaş ne de olağanüstü hal bulunduğunu vurgulayarak söz konusu düzenlemenin Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınması gerektiğini dile getirdi.
Meclis önünde yaşanan gerginlikleri üzücü olarak değerlendiren Denktaş, hükümetin sendikalarla çatışmak yerine diyalog kurması gerektiğini belirtti. Sorunların karşılıklı anlayışla çözülebileceğini ancak hükümetin bu yolu tercih etmediğini söyledi.
Hükümetin mali açıdan zor durumda olduğunu ifade eden Denktaş, bu durumu anladığını ancak yaşananların büyük ölçüde yanlış politikaların sonucu olduğunu dile getirdi. Maaş ödemelerinin borçlanma yoluyla yapıldığını öne süren Denktaş, bunun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Türkiye ile ilişkilerin yalnızca mali destek üzerinden yürütülmesini eleştiren Denktaş, bu yaklaşımın ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunları derinleştirdiğini savundu. Ekonomideki durgunluğun temel nedenlerine dikkat çeken Denktaş, kayıt dışılığın azaltılması ve hayat pahalılığıyla mücadele için çeşitli öneriler sundu.
Denktaş, ülkenin içinde bulunduğu mali ve yapısal sorunlardan çıkabilmesi için deneyimli kadrolara ihtiyaç olduğunu belirterek, partisinin bu sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.





