Şartlı tahliyeler kapsamında Meclis’ten geçirilen yeni yasalar doğrultusunda, birçok suçtan ceza almış kişinin tahliyeden yararlanması kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Bankacılık sektörünün tanınan isimlerinden Tekin Arhun’un da sahte evrak düzenleme başta olmak üzere çeşitli konularda engellemelerle karşılaşması gerekirken, cezasının kaldırılarak yeniden topluma kazandırılması sürecine dahil edildiği yönündeki iddialar dikkat çekiyor. Daha önce gazetemizde de yer verdiğimiz, bu süreçte milyon poundluk rüşvet dağıtıldığı yönündeki iddialar ve bilgiler ise tartışmaları daha da büyütüyor.

Öte yandan şartlı tahliye kararlarını veren kurulun; İçişleri Müsteşarlığı başkanlığında savcılık, polis, cezaevi yönetimi, sağlık ve sosyal hizmetler temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 7 kişilik bir yapıdan oluşması, “Bu kurul hangi somut kriterlere göre karar veriyor?” sorusunu gündeme taşıyor. Kurula atanan kişilerin kimler olduğu ve hangi yöntemle belirlendiği de kamuoyunda merak edilen bir başka başlık olarak öne çıkıyor.

Gazimağusa ve İskele’de İki Ayrı Yangın
Gazimağusa ve İskele’de İki Ayrı Yangın
İçeriği Görüntüle

Benzer durumdaki mahkûmlar arasında farklı uygulamalar bulunup bulunmadığı ve kararların hangi ölçütlerle alındığı açıklık beklerken, “Yargının verdiği kararlar neden değiştiriliyor?” sorusu da gündeme geliyor. Bunun yanında “Yargının bağımsız kararları bir kenara itilerek Meclis üzerinden getirilen yeni uygulamalar maddi ya da manevi bir seçim yatırımı mı?” sorusu da tartışmaların bir başka boyutunu oluşturuyor.

Birçok mahkûmun söz konusu yasalar kapsamında şaibeli biçimde cezalarının kaldırıldığı yönündeki iddialar, mahkûm aileleri arasında “Toplum içinde adaletsizlik mi var, şartlı tahliye hakkı herkese eşit mi uygulanıyor?” sorularının daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.


#ŞartlıTahliye #Adalet #TekinArhun #MahkûmAileleri #KKTC #Şeffaflık