Şahiner, geçmiş yıllardaki tüketim rakamlarıyla bugünkü alım miktarları arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunduğunu belirterek, bu farkın açıklanması gerektiğini söyledi.
Meclis kürsüsünde konuşan Şahiner, ülkenin ekonomik yapısının ciddi bir bozulma içinde olduğunu ifade ederek, enerji alanındaki yönetim sorunlarının bunun en net örneklerinden biri olduğunu dile getirdi. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun mevcut durumuna dikkat çeken Şahiner, santrallerin büyük bölümünün verimli şekilde çalışmadığını ancak buna rağmen akaryakıt alımlarının olağanüstü seviyeye çıktığını kaydetti.
Geçmiş yıllarda Kıb-Tek’in yıllık akaryakıt ihtiyacının yaklaşık 200 bin ton civarında olduğunu hatırlatan Şahiner, bu rakamın hava koşullarına göre en fazla 220 bin tona kadar yükseldiğini belirtti. Buna rağmen bu yıl yaklaşık 300 bin tonluk akaryakıt alımı yapıldığını söyleyen Şahiner, bunun mevcut üretim şartlarıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Santrallerin bir kısmının arızalı, bir kısmının ise bakım nedeniyle devre dışı olduğunu belirten Şahiner, üretim kapasitesinin düşük olduğu bir dönemde bu kadar yüksek miktarda yakıt tüketilmesinin mantıklı olmadığını söyledi. “Çalışan santral sayısı bu kadar azken 300 bin ton yakıt nasıl kullanıldı?” diye soran Şahiner, bu konuda kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapılması gerektiğini vurguladı.
Elektrik üretim ve tüketim verilerinin ortada olduğunu ifade eden Şahiner, ülkenin mevcut kullanım düzeyinde 200 ila 220 bin tonun üzerinde akaryakıt tüketiminin teknik olarak mümkün görünmediğini savundu. Buna rağmen 300 bin tonluk alım ve buna bağlı ödeme yapılmasının ciddi bir denetim eksikliğine işaret ettiğini belirtti.
Şahiner ayrıca, yanlış akaryakıt politikaları nedeniyle Kıb-Tek’in yaklaşık 600 milyon TL zarara uğratıldığını ileri sürdü. Elektrik fiyatlarının siyasi gerekçelerle ertelendiğini söyleyen Şahiner, bunun sonucunda mali yükün doğrudan kamu bütçesine yansıdığını ifade etti.
Ekonomideki genel tabloya da değinen Şahiner, maliyenin her ay yaklaşık 3 milyar TL açık verdiğini ve bu yapının sürmesi halinde yıl sonuna kadar yaklaşık 40 milyar TL’lik yeni bir borç yükünün ortaya çıkacağını söyledi. Hükümetin aylık yaklaşık 5 milyar TL borçlanmak zorunda kaldığını belirten Şahiner, bunun sürdürülebilir bir yapı olmadığını dile getirdi.
Gelir kalemlerinin olduğundan yüksek gösterildiğini de savunan Şahiner, bütçe açığının gerçek boyutunun gizlenmeye çalışıldığını öne sürdü. Bu mali tablonun sonunda yükün çalışanlara, sosyal yardım alanlara ve dar gelirli kesimlere yansıtıldığını söyledi.
Ulaştırma sektöründe de ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Şahiner, özellikle taksicilerin korsan taşımacılık ve denetimsizlik nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti. Tarım ve narenciye sektöründe de benzer sorunların bulunduğunu kaydeden Şahiner, üreticinin pazarlama sıkıntıları nedeniyle zor durumda kaldığını söyledi.
Eğitim alanında verilen sözlerin de tutulmadığını belirten Şahiner, konteyner sınıfların kaldırılacağı yönündeki açıklamaların karşılıksız kaldığını ve yeni okul projelerinin hayata geçirilmediğini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda yaşanan ekonomik ve yapısal sorunların dış etkenlerle açıklanamayacağını söyleyen Şahiner, bunun tamamen hükümetin tercihleri ve yönetim anlayışından kaynaklandığını belirtti. Özellikle akaryakıt alımları başta olmak üzere kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının şeffaf şekilde ortaya konması gerektiğini vurgulayarak hükümete çağrıda bulundu.




