Dinçyürek, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak, kamu hastanelerinde erişilebilirliği güçlendirmek ve vatandaşların sağlık hizmetine zamanında ve eşit şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla gündeme getirilen tam mesai uygulamasının uzun süredir üzerinde çalışılan yapısal bir reform olduğunu ifade etti.

Uygulamanın hekimleri hedef alan ya da itibarsızlaştıran bir yaklaşım olmadığını vurgulayan Dinçyürek, fedakârca görev yapan doktorlar için daha düzenli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çalışma sistemi oluşturulmasının amaçlandığını kaydetti. Mesaisine uyan ve hizmet veren bir hekimin giriş ve çıkışlarda dijital kart basmasında herhangi bir sakınca olmadığını belirten Dinçyürek, mesaiye uymayan kişilerin denetim dışı kalmasına yönelik taleplerin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Hekimlerden sağlık sistemi için grev çağrısı
Hekimlerden sağlık sistemi için grev çağrısı
İçeriği Görüntüle

Tam mesai ilkesine destek veren hekimlerin sayısının kamuoyuna yansıtılandan daha fazla olduğunu savunan Dinçyürek, Bakanlığın değerlendirmelerini yalnızca tek bir yapı üzerinden değil, sahadaki fiili durum, birebir temaslar ve doğrudan geri bildirimler üzerinden yaptığını ifade etti. Bu kapsamda bazı sendikal açıklamaların tüm hekim camiasını ne ölçüde temsil ettiğinin tartışmaya açık olduğunu dile getirdi.

Eleştirilerin not edildiğini ancak sağlık politikalarının belediyecilik refleksiyle değil, ülke ölçeğinde sorumluluk bilinciyle ele alınması gerektiğini belirten Dinçyürek, hedeflerinin hekimlerle karşı karşıya gelmeden, halkı mağdur etmeden ve sistemi kişilere indirgemeden tam mesai uygulamasını hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Halkın beklentisinin mesai süresi boyunca aktif çalışma ve görev yerinde bulunma yönünde olduğunu ifade eden Dinçyürek, sağlıkta reformun ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dinçyürek, esas olanın kamu yararı ve hastaların daha iyi hizmet alması olduğunu belirtti.