Özersay, artık hiçbir şeyin öngörülebilir olmadığını ve aynı zamanda hiçbir şeyin ihtimal dışı da olmadığını dile getirdi.

Özersay, İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen uluslararası düzenin temelini oluşturan değerlerin Soğuk Savaş, 11 Eylül, 2008 küresel finans krizi, Gürcistan ve Ukrayna savaşları ile pandemi sürecinde ciddi şekilde zarar gördüğünü belirtti. Son olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela müdahalesinin bu sürece yeni bir kırılma daha eklediğini ifade etti.

Geçtiğimiz hafta Batı Sahra ve Somaliland örnekleri üzerinden stratejik menfaatlerin ve güvenlik kaygılarının değer ve ilkelerin önüne geçtiğini anlatmaya çalıştığını söyleyen Özersay, bundan sonra egemenlik, self determinasyon hakkı, devletlerin iç işlerine karışmama prensibi ve toprak bütünlüğü gibi unsurların büyük ölçüde göz ardı edileceğini vurguladı.

Özersay, devletlerin “o bunu yapabiliyorsa ben neden yapamayayım” anlayışıyla hareket etmeye başladığını ve gerektiğinde hakkın doğrudan kendileri tarafından tesis edilmesi yaklaşımının öne çıktığını ifade ederek bu durumun yeni dünya düzensizliğinin temel karakteri haline geldiğini belirtti.

KTSO anayasa değişikliği sürecine destek vermektedir
KTSO anayasa değişikliği sürecine destek vermektedir
İçeriği Görüntüle

Artık eski dünya düzeninin kavramlarıyla değerlendirme yapmanın ve öngörü ortaya koymanın mümkün olmadığını söyleyen Özersay, bu kavramlarla konuşmanın dahi yanıltıcı olabileceğini ifade etti.