Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) patlak veren sahte diploma soruşturmasıyla bağlantılı olarak kamuoyuna yansıyan yeni iddialar, Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi’nde 2022 yılında yapılan arazi tahsislerini yeniden tartışmaya açtı.

KSTÜ’nün direktörü ve hissedarı olan ve sahte diploma davasında mahkûm edildiği belirtilen Serdal Gündüz’e ait olduğu ifade edilen şirketin, aynı dönemde Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi’nde beş parsel devlet arazisi tahsisinden yararlandığı öne sürüldü.

Kamuoyuna açıklanan belge ve mahkeme ifadelerine dayandırılan iddialar doğruysa, ortada cevaplandırılması gereken çok ciddi sorular bulunuyor.

Serdal Gündüz’ün mahkemedeki ifadesine göre, Eylül 2021’de dönemin siyasi isimlerinden Ziya Öztürkler aracılığıyla Fatma Ünal Juju ile Girne’de bir araya geldiği, ardından Ünal’ın 9 Eylül 2021 tarihinde KSTÜ’ye kayıt yaptırdığı ileri sürülüyor.

Sahte diploma dosyasına ilişkin süreç devam ederken, Gündüz’ün 8 Mart 2022’de “Serdal Gündüz Trading Ltd” isimli şirketi kurduğu, bu şirkete daha sonra Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi’nde beş parsel tahsis edildiği iddia ediliyor.

AYNI DÖNEMDE DİPLOMA DOSYASI, AYNI DÖNEMDE 5 PARSEL

İddiaları tartışmalı hale getiren nokta yalnızca arazi tahsisi değil, zamanlaması.

Mahkeme ifadelerine dayandırılan bilgilere göre Gündüz’ün, Eylül 2022’de Fatma Ünal’ın diploma işlemlerinin hızlandırılması yönünde üniversite personeline talimat verdiği öne sürülüyor.

Bundan yaklaşık iki ay sonra ise Gündüz’ün şirketinin isminde değişiklik yapıldığı ifade ediliyor.

14 Kasım 2022 tarihinde Başbakan Ünal Üstel başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun, “Serdal Gündüz Trading Ltd” şirketinin adının “Aimtech Investment Ltd” olarak değiştirilmesine onay verdiği belirtiliyor.

Burada cevaplandırılması gereken soru şudur:

Şirketin isim değişikliğinin gerekçesi neydi ve beş parsel arazi tahsisiyle herhangi bir bağlantısı var mıydı?

Bu sorunun yanıtı söylentilerle değil, resmi belgelerle verilmelidir.

SAHTE DİPLOMA SKANDALI PATLADI, ARAZİLER GERİ ALINDI İDDİASI

Kamuoyuna yansıyan bir diğer dikkat çekici iddiaya göre, sahte diploma skandalının Şubat 2024’te gündeme gelmesinin ardından, 2022 yılında yapılan söz konusu beş parsel tahsisi 19 Mart 2024 tarihinde geri alındı.

Meclis’te Fiber Oylaması: 26 Kabul, 19 Ret
Meclis’te Fiber Oylaması: 26 Kabul, 19 Ret
İçeriği Görüntüle

Eğer bu bilgi resmi belgelerle doğrulanıyorsa, şu soru kaçınılmazdır:

Arazi tahsisleri neden yaklaşık iki yıl boyunca yürürlükte kaldı da sahte diploma soruşturmasının kamuoyuna yansımasının hemen ardından geri çekildi?

Tahsislerin iptal gerekçesi neydi?

Yatırım şartları yerine getirilmediği için mi geri alındı, yoksa kamuoyunda büyüyen skandal nedeniyle mi harekete geçildi?

Hükümet bu konuda açık ve ayrıntılı bir açıklama yapmak zorundadır.

DEVLET ARAZİLERİ KİME, HANGİ KRİTERLE DAĞITILDI?

Asıl mesele bir şirketten veya tek bir kişiden çok daha büyük.

Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi’ndeki devlet arazileri yatırım amacıyla tahsis ediliyorsa, kamuoyunun hangi kriterlerin uygulandığını, kimlerin başvurduğunu, kimlerin elendiğini ve tahsis yapılan şirketlerin hangi yatırımları taahhüt ettiğini bilmeye hakkı vardır.

Serdal Gündüz’e ait olduğu belirtilen şirkete neden beş ayrı parsel verildi?

Şirketin o tarihte hangi sanayi yatırımını yapacağı beyan edilmişti?

Tahsis öncesinde mali ve teknik yeterlilik incelemesi gerçekleştirildi mi?

Parseller üzerinde yatırım yapıldı mı?

Ve en önemlisi:

Bu tahsislerle sahte diploma dosyasındaki siyasi ilişkiler arasında herhangi bir çıkar bağlantısı bulunuyor mu?

Bugün yapılması gereken, peşinen hüküm vermek değil; bu soruların Mali Polis, Başsavcılık ve yargı tarafından bütün belgeleriyle araştırılmasıdır.

“ARAZİLER SAHTE DİPLOMANIN KARŞILIĞI MIYDI?” SORUSU CEVAPSIZ BIRAKILAMAZ

Kamuoyunda ortaya atılan en ağır iddia, söz konusu arazi tahsislerinin sahte diploma işlemleri karşılığında sağlanan bir menfaat olup olmadığı yönünde.

Bu iddia henüz yalnızca iddia niteliğindedir ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan gerçekmiş gibi sunulamaz.

Ancak böylesine ciddi bir iddia ortaya atılmışsa devletin görevi susmak değil, araştırmak ve sonucu kamuoyuna açıklamaktır.

Sahte diploma dosyasında siyasi bağlantılar, vatandaşlık kararları, kamu kaynakları ve devlet arazileri aynı zaman çizelgesinde kesişiyorsa, “tesadüf” denilerek geçiştirilemez.

Belgeler açılmalı.

Tahsis kararları açıklanmalı.

Şirket kayıtları ortaya konulmalı.

Kimlerin imza attığı belirlenmeli.

Ve herhangi bir usulsüzlük tespit edilirse, siyasi unvanına bakılmaksızın sorumlular yargı önünde hesap vermelidir.

Devlet arazisi kimsenin siyasi ödül dağıtacağı bir ganimet değildir.

#SahteDiploma #KSTÜ #SerdalGündüz #Haspolat #Şeffaflık #KKTC