Kumyalı’daki siloda meydana gelen ve bir emekçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan facia, yıllardır sürdürülen partizan atamaları, liyakatsiz kadrolaşma ve ihmal iddialarını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Tesisin bakım ve onarım ihtiyacının uzun süredir bilindiği, çalışma koşullarının güvenli olmadığı ve ciddi yapısal sorunların ilgili makamlara iletildiği öne sürülüyor. Buna rağmen gerekli tamiratların yapılmaması, güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve çalışanların riskli bir tesiste çalıştırılmaya devam edilmesi, yaşanan ölümün “önlenebilir bir iş cinayeti” olduğu yönündeki tepkileri büyüttü.

Kamuoyunda, Başbakan Ünal Üstel, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle, TÜK Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tuna Muştu, TÜK Müdürü Kürşat Özer ve diğer ilgili yetkililerin tesisin durumundan ne ölçüde haberdar olduğu soruluyor. Bilinen sorunlara rağmen neden harekete geçilmediği, gerekli kaynakların neden ayrılmadığı ve çalışanların güvenliğinin neden sağlanmadığı açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

27 Temmuz'da Bazı Yollar Trafiğe Kapatılacak
27 Temmuz'da Bazı Yollar Trafiğe Kapatılacak
İçeriği Görüntüle

Bir emekçi yaşamını yitirdi. Ancak facianın boyutu çok daha ağır olabilirdi. Onlarca çalışanın bulunduğu bir tesiste yaşanan çökme, ihmaller zincirinin yalnızca bir kişiyi değil, çok daha fazla insanı hayattan koparabileceğini gösterdi.

Şimdi sorumluların açıklama yapması değil, hesap vermesi gerekiyor. Atamaların liyakate göre değil, siyasi yakınlığa göre yapıldığı yönündeki eleştiriler araştırılmalı; bakım raporları, uyarı yazıları, bütçe talepleri ve kurum içi yazışmalar kamuoyuna açıklanmalıdır.

Her facianın ardından “soruşturma başlatıldı” denilerek sorumluluktan kaçılması kabul edilemez. İnsan hayatını hiçe sayan yönetim anlayışına, denetimsizliğe ve ihmale daha ne kadar göz yumulacak?

#Kumyalı #İşCinayeti #Liyakatsizlik #Torpil #HesapVerin