Topuz Gazetesi olarak kamuya açık mevzuat, KIB-TEK belgeleri ve sektör kaynakları üzerinden yaptığımız araştırma, konunun açıklığa kavuşturulması gereken ciddi bir düzenleme alanı olduğunu ortaya koyuyor.
KIB-TEK elektrik ticaretinde “genel yetkili işletmeci”
KIB-TEK’in resmi internet sitesinde kurumun faaliyetlerinin Fasıl 170 Elektrik Yasası ve Fasıl 171 Elektrik İnkişaf Yasası çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyor. Elektrik İnkişaf Yasası’nda yapılan düzenlemelerde ise KIB-TEK, KKTC sınırları içerisinde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konusunda genel yetkiye sahip işletmeci olarak tanımlanıyor.
Ancak aynı mevzuat, KIB-TEK dışındaki kişilerin belirli koşullarda elektrik tedarik edebileceği ihtimalini de tamamen dışlamıyor. Elektrik İnkişaf Yasası’nda KIB-TEK’e, kamusal veya özel amaçlarla elektrik tedarik eden kişilerden bu faaliyetleriyle ilgili bilgi ve hesap isteme yetkisi veriliyor. Dolayısıyla meseleye yalnızca “KIB-TEK dışında kimse elektrik veremez” şeklinde yaklaşmak hukuken fazla basitleştirici olur.
Asıl cevaplanması gereken soru şudur: Elektrikli araç şarj işletmeleri hangi statü ve izin altında faaliyet gösteriyor?
KIB-TEK tarifelerinde “elektrikli araç şarj istasyonu” başlığı yok
KIB-TEK’in 2026 yılı için yayımladığı güncel tarife tablosunda konut, ticari, endüstri, turizm, üniversite, devlet daireleri ve diğer tüketici grupları ayrı ayrı düzenleniyor. Ancak yayımlanan tabloda elektrikli araç şarj istasyonlarına özel ayrı bir tarife kategorisi görülmüyor.
İşte tartışmanın en kritik noktalarından biri de burada başlıyor.
Bir işletme KIB-TEK’ten elektriği örneğin ticari abone tarifesiyle satın alıyor, ardından elektrikli araç kullanıcısından tüketilen kWh üzerinden daha yüksek bir bedel tahsil ediyorsa, bu fark “elektrik satış kârı” mı, yoksa şarj cihazı, yatırım, bakım, yazılım, işletme ve hizmet bedelinin dahil olduğu bir “şarj hizmeti ücreti” mi?
Bu ayrımın açık biçimde mevzuatta tanımlanması gerekiyor.
Türkiye’de ayrım net: Elektrik satışı değil, “şarj hizmeti”
Karşılaştırma açısından Türkiye’de bu konu özel mevzuatla düzenlenmiş durumda. EPDK, ücret karşılığında elektrikli aracın bataryasına enerji aktarılmasını “şarj hizmeti” olarak tanımlıyor ve bunu doğrudan elektrik tedarik faaliyetinden ayırıyor. Ticari şarj hizmeti ise lisanslı şarj ağı işletmecileri üzerinden yürütülüyor.
Ayrıca fiyatların, istasyonların, güçlerin ve ödeme yöntemlerinin kamu tarafından denetlenebildiği bir sistem bulunuyor.
Elbette Türkiye mevzuatı KKTC’de doğrudan uygulanmaz. Ancak bu örnek, elektrikli araç şarj sektörünün “bir cihaz koyduk, elektrik veriyoruz” anlayışıyla değil; ayrı bir hukuki ve teknik çerçeveyle düzenlenmesi gerektiğini gösteriyor.
KKTC’de sektör var, peki özel düzenleme nerede?
Kuzey Kıbrıs’ta özel şirketlerin yıllardır halka açık ve özel alanlarda elektrikli araç şarj hizmeti sunduğu görülüyor. Örneğin In-Charge, kendi internet sitesinde elektrikli araçlar için özel ve kamusal alanlarda şarj hizmeti sunduğunu açıkça belirtiyor.
Elektrik Müteahhitleri Birliği de şarj ünitelerinin sertifikalı tedarikçilerden alınması ve tesisatlarının yetkili kişiler tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Ancak yaptığımız kamuya açık mevzuat taramasında, KKTC’de ücretli elektrikli araç şarj hizmetinin lisansını, fiyatlandırmasını, tüketiciye açıklanacak kWh bedelini, işletmeci sorumluluğunu ve denetim makamını Türkiye’deki örneğe benzer biçimde tek çatı altında açıkça düzenleyen özel bir şarj ağı mevzuatına rastlanmadı.
Bu durum, işletmelerin “yasadışı” olduğu anlamına gelmez. Fakat mevzuatın açık olmaması da kamu otoritesini sorumluluktan kurtarmaz.
Vatandaşın sormaya hakkı var
Bugün elektrikli aracını şarj eden vatandaşın şu sorulara açık yanıt alma hakkı bulunuyor:
Şarj istasyonunun KIB-TEK nezdindeki abone türü nedir? Ücret hangi yasal yetkiye dayanılarak belirleniyor? Kullanıcıya elektrik mi, hizmet mi faturalandırılıyor? KWh başına alınan bedelin ne kadarı enerji maliyeti, ne kadarı hizmet ve işletme bedeli? İstasyonların teknik denetimini kim yapıyor? Ücretlere ilişkin herhangi bir tavan veya denetim mekanizması var mı? İşletmeler hangi izin ve ruhsatlarla faaliyet gösteriyor?
Çünkü elektrik sıradan bir ticari mal değildir. KIB-TEK’in dayandığı mevzuatta elektrik üretimi, dağıtımı, tedariki ve ticareti kamu açısından düzenlenen bir alan olarak ele alınıyor.
Dolayısıyla “Parayı verdim, elektriği aldım; mesele bitti” denilemez.
Yasal mı? Kesin cevap için kurumların açıklaması gerekiyor
Mevcut kamuya açık belgeler ışığında “KKTC’de ücretli araç şarj istasyonu işletmek kesin olarak yasa dışıdır” demek doğru olmaz. Aynı şekilde, her istasyonun mevcut haliyle tartışmasız biçimde mevzuata uygun olduğunu söylemek de mümkün değil.
Özellikle elektrik KIB-TEK’ten ticari tarife üzerinden alınarak üçüncü kişilere kWh hesabıyla ücret karşılığı aktarılıyorsa; bunun elektrik ticareti mi yoksa şarj hizmeti mi olduğu, hangi izin kapsamında yapıldığı ve fiyatın nasıl denetlendiği KIB-TEK ile ilgili Bakanlık tarafından açıkça ortaya konulmalıdır.
Elektrikli araç pazarı büyürken mevzuatın geriden gelmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Devletin görevi sektör milyonluk yatırımlara dönüştükten sonra meseleyi fark etmek değil, oyunun kurallarını baştan koymak, tüketiciyi korumak ve herkes için eşit şartları sağlamaktır.
Şimdi gözler KIB-TEK ve ilgili Bakanlıkta: Elektrikli araç şarj işletmeleri tam olarak hangi yasal statüyle faaliyet gösteriyor ve vatandaştan tahsil edilen bedelin hukuki karşılığı nedir?
#KIBTEK #ElektrikliAraç #Şarjİstasyonu #KKTC #Elektrik #TüketiciHakları





