178 Vaka, 168 Aktif Takip
KKTC’de HIV vakalarının ilk tespit edildiği 1997 yılından bu yana geçen 29 yıllık süreçte, 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olduğu kayıtlara geçti. Bu sürede 11 hastanın kaybedildiğini belirten Dr. Vudalı, şu an 168 hastanın aktif olarak takip ve tedavi altında olduğunu açıkladı. Her yıl ortalama 15-20 yeni vakanın bildirildiği ülkede, vakaların ağırlıklı olarak 20-40 yaş aralığındaki bireylerden oluşması, hastalığın genç nüfus üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Yılbaşından bugüne kadar ise 13 yeni vaka kayıtlara geçti.
"Artık Ölümcül Değil, Yönetilebilir Bir Hastalık"
Modern tedavi yöntemleriyle HIV’in ölümcül olmaktan çıkıp kronik ve yönetilebilir bir hastalığa dönüştüğünü ifade eden Vudalı, şu çarpıcı gerçeği paylaştı: "İlaçlarını düzenli kullanan hastalar, virüs yükünü saptanamaz düzeye indirerek hayatlarına kaldığı yerden, sağlıklı bir şekilde devam edebilir. Tedavi edilen HIV; tansiyon veya şeker hastalığından farklı değildir."
Önyargılara "Bilimsel" Yanıt: Günlük İlişkilerle Bulaşmaz!
Dr. Vudalı, toplumdaki en büyük engelin bilgisizlik olduğunun altını çizerek, HIV’in bulaşma yollarına dair tabuları yıktı:
-
Bulaşmaz: El sıkışmak, sarılmak, aynı bardaktan su içmek, aynı çatal-kaçağı kullanmak, öpüşmek, havuz veya tuvalet kullanımı.
-
Temel Korunma: En güvenli yol hala kondom kullanımıdır.
-
Erken Tanı: 13-64 yaş arası herkesin hayatında en az bir kez test yaptırması öneriliyor.
"İsim Vermeden Test Yaptırmak Mümkün"
Damgalanma korkusu yaşayan bireyler için önemli bir kolaylığa dikkat çeken Vudalı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde isim vermeden, gizlilik içerisinde test yaptırmanın mümkün olduğunu belirtti. Enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmanın yeterli olduğunu hatırlatan Vudalı, sürecin tamamen mahremiyet çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti.
Yabancılar İçin Yeni Düzenleme
Geçmişte HIV pozitif saptanan yabancı uyrukluların doğrudan sınır dışı edildiğini anımsatan Vudalı, yeni düzenlemeyle artık virüsü ülkede kaptığı belirlenen ve tedavisiyle bulaştırıcılığı bulunmayan kişilerin, ülkede yasal olarak yaşamaya ve tedaviye devam edebildiğini belirtti.
"Müfredata Girmeli"
Sağlıklı bir gelecek için cinsel eğitimin okul müfredatlarına girmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Vudalı, medyaya da çağrıda bulundu: "Haberlerde kullanılan karanlık ve korkutucu görseller, toplumdaki yersiz korkuyu besliyor. Gerçekler bilimsel bir dille aktarılmalı."





