KKTC’de yaşanan gemi faciasının ardından, kayıp yakınları Girne Limanı’nda umutla gelecek iyi bir haberi beklerken toplumun farklı kesimlerinden ailelere destek ulaştırılmaya devam ediliyor. Gönüllü vatandaşlar, sivil oluşumlar, siyasi çevreler ve hükümet yetkilileri, ihtiyaçların karşılanması için çeşitli katkılar sağlıyor.

Edinilen bilgilere göre, yardım etmek isteyen kişi ve işletmeler yetkililerle iletişime geçerek “Neye ihtiyaç var?” diye soruyor; o an hangi ihtiyaç öne çıkıyorsa destek de bu doğrultuda yönlendiriliyor. Bir seyahat acentesinin yardım talebinin yetkililere iletilmesi ya da gönüllü bir vatandaşın meyve-sebze gibi temel ihtiyaçları karşılaması da bu dayanışmanın bir parçası.

Ancak bu yardımların bazı çevreler tarafından bağlamından koparılarak farklı anlamlara çekilmesi, zaten ağır bir acının yaşandığı ortamda gereksiz tartışmalara yol açıyor. Bir facianın ortasında yapılan insani desteği siyasi hesaplaşmaya çevirmek, dayanışmayı küçümsemek ya da yardım edenleri hedef göstermek kimseye fayda sağlamaz.

Bugün tartışılması gereken, kimin bir kasa meyve gönderdiği değil; limanda günlerdir yakınlarından haber bekleyen insanların yanında toplum olarak ne kadar durabildiğimizdir. Yardımın kimden geldiğine bakarak değer biçmek yerine, acılı ailelerin ihtiyacına ve dayanışmanın büyütülmesine odaklanılması gerekir.

Lefkoşa ve Ercan’da Sarhoşluk Nedeniyle İki Tutuklama
Lefkoşa ve Ercan’da Sarhoşluk Nedeniyle İki Tutuklama
İçeriği Görüntüle

Topuz olarak, olayın gerçek mahiyetini araştırmadan, yardım çabalarını karalamaya çalışan ve toplumsal dayanışmayı siyasi kutuplaşmaya malzeme eden yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Bu süreçte ihtiyaç duyulan şey polemik değil, sağduyu ve insanlıktır.

#GemiFaciası #Girne #Dayanışma #KKTC #KayıpYakınları #TopuzGazedda