Ekonomist Engin Kara, CTP’nin açıkladığı “Toplum Güvenliği Eylem Planı”nı hedef alarak, planın somut rakamlardan ve ekonomik etki analizinden yoksun olduğunu savundu. Kara, çalışmayı “8 başlık, sıfır rakam” sözleriyle eleştirirken, alınacak önlemlerin ekonomi ve istihdam üzerindeki sonuçlarının ortaya konulmadığını belirtti.
Kara’ya göre; işgücü girişinin sıkılaştırılması konuşuluyor ancak kaç kişinin ülkeye alınmayacağı, sistemin ne kadar sürede uygulanacağı ve maliyetinin ne olacağı açıklanmıyor. “Elektronik ön bildirim”, “biyometrik kimliklendirme” ve “statü doğrulama” gibi ifadelerin ise ölçülebilir hedefler ortaya koymadığını ileri sürdü.
Yabancı işgücünün özellikle inşaat, tarım ve hizmet sektörlerinde önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Kara, girişlerin plansız şekilde zorlaştırılmasının işgücü açığına, maliyetlerin yükselmesine ve dolayısıyla fiyat artışlarına neden olabileceğini savundu. Ayrıca çalışan sayısındaki azalmanın sosyal sigorta gelirleri ve emekli maaşlarının finansmanı üzerindeki etkilerinin de hesaplanması gerektiğini belirtti.
Kara’nın eleştirisinin merkezinde ise tek bir soru var: Nüfusu saymak yetiyor mu, yoksa o nüfusun ekonomi, sağlık, eğitim, konut ve altyapıya etkisini de hesaplamak mı gerekiyor?
CTP’nin planını bu açıdan yetersiz bulan Kara, “Nüfusu saymak tedavi değil, tahlil” benzetmesini yaparak, rakamı, takvimi ve ekonomik hesabı olmayan bir çalışmanın “eylem planı” olarak ne kadar karşılık bulabileceğini sorguladı.
Kısacası Kara’nın itirazı nüfusun kontrol edilmesine değil; hesabı yapılmadan, rakamı konulmadan ve ekonomik faturası açıklanmadan plan ilan edilmesine. Başlık çok, kavram çok; ancak Kara’ya göre iş “kaç kişi, kaç para, ne zaman?” sorularına gelince ortada hâlâ net bir cevap yok.




