“Arıklı'nın yakın arkadaşı” iddiası da açıklığa kavuşturulmalı

Sosyal medya ve gazetemize ulaşan bazı bilgilerde, gemiyi kullandığı ileri sürülen kişinin Erhan Arıklı'nın yakın arkadaşı olduğu da iddia ediliyor.

Fakat böylesine ağır bir facianın ardından bu iddia kamuoyunda dolaşıyorsa, Bakan Arıklı'nın da konuya açıklık getirmesi gerekir:

Gemiyi kullandığı belirtilen kişiyle herhangi bir kişisel veya yakın ilişkisi var mı? Varsa bu kişinin gemide görev almasıyla ilgili herhangi bir bilgisi veya dahli oldu mu?

Cevap “hayır” ise bunun açıkça söylenmesi, tartışmanın önünün kesilmesi açısından da önemlidir.

267 insanın hayatı “nasıl olsa olur” anlayışına bırakılamaz

Bu faciada artık sadece “Gemi neden battı?” sorusunu sormak yeterli değildir.

Bu gemiyi kim kullandı?

Kaptan gerçekten kaptan mıydı?

Neden yolcu listesinde olduğu iddia ediliyor?

Limandan nasıl çıkış yaptı?

Kim kontrol etti, kim imza attı, kim izin verdi?

Ve en önemlisi:

Bu seferde insanların can güvenliğini sağlamakla yükümlü kamu otoritesi görevini gerçekten yaptı mı?

Sekiz kişinin hayatını kaybettiği, insanların hâlâ denizde arandığı bir faciada bürokratik cümlelerin arkasına saklanılamaz. Eğer “ehliyetsiz kaptan” iddiası doğru çıkarsa mesele yalnızca dümenin başındaki kişinin sorumluluğu değildir; onu o dümenin başına getiren, kontrol etmeyen veya sefer yapmasına göz yuman bütün sistem sorgulanmalıdır.

Kazanın ardından yapılması gereken şey çok açık: FİLO JET'in personel ve yolcu manifestosu, kaptan yeterlilik belgeleri, liman çıkış evrakları, son teknik denetim raporları ve sefer izinlerinin tamamı kamuoyuna açıklanmalıdır.

Çünkü ortada yüzlerce insanın hayatının söz konusu olduğu bir facia vardır.

Erdoğan: “237 Yolcu ve Mürettebat Sağ Kurtarıldı”
Erdoğan: “237 Yolcu ve Mürettebat Sağ Kurtarıldı”
İçeriği Görüntüle

Ve böylesine ağır bir olayda toplumun artık teselli cümlelerinden önce gerçeği ve hesabı isteme hakkı vardır.