Sektördeki bu dönüşüm, insansı robotların yalnızca “ne yapabileceklerini gösterdiği” bir süreçten, gerçek iş ortamlarında “ne yapabildiklerini kanıtlama” aşamasına geçiş olarak değerlendiriliyor.

Geçen yıl dünya genelinde yaklaşık 13 bin insansı robotun kullanılmak üzere firmalara gönderildiği belirtilirken, Goldman Sachs verilerine göre 2026’da bu sayının 50 bin ile 100 bin arasında gerçekleşmesi öngörülüyor.

İnsansı robotlar; havalimanları, otomotiv fabrikaları, lojistik depolar, üretim tesisleri ve perakende alanları başta olmak üzere birçok sektörde görev alabilecek şekilde geliştiriliyor. Uzmanlara göre 2028-2030 yılları, bu robotların günlük yaşamda daha görünür hale gelmeye başlayacağı dönem olacak.

Yapay Zekâ Ajanlı Telefonlarda Yeni Dönem: Uygulama Devlerinden Erişim Engeli
Yapay Zekâ Ajanlı Telefonlarda Yeni Dönem: Uygulama Devlerinden Erişim Engeli
İçeriği Görüntüle

Bu alanda dikkat çeken çalışmalardan biri de ABD’nin Teksas eyaletinde hayata geçirildi. NASA’nın insansı robot projelerine danışmanlık yapan Teksas Üniversitesi’nden iki akademisyen ile bir girişimcinin kurduğu Apptronik, haziran sonunda 8 bin metrekareden büyük bir alana sahip “Robot Park” tesisini açtı. “Robot okulu” olarak nitelendirilen tesiste yüzlerce insansı robot gerçek iş görevlerine hazırlanıyor.

Apollo isimli insansı robotu geliştiren Apptronik, 2023’te Apollo 1’i, Şubat 2025’ten bu yana eğitilen Apollo 2’yi ise haziran ayında tanıttı. Robot Park’ta yüzlerce Apollo 2 robotu, 7 gün 24 saat esasına göre eğitimden geçirilerek gerçek müşteri sahalarında karşılaşabilecekleri görevleri tekrar tekrar uyguluyor.

Robotlara kutuları konveyör bantlara yükleme, oyuncakları ve araçları sınıflama kutularına ayırma, eşyaları raflara dizme, paketleme, palet taşıma, envanter tarama ve kapı açma gibi görevler öğretiliyor. Ayrıca robotlar düz olmayan zeminlerde yürümeyi, nesneleri kavrayıp bırakmayı ve insanlar için tasarlanmış alanlarda güvenli şekilde hareket etmeyi test ediyor.

Tesis içinde Apollo 2’nin iki farklı versiyonu aynı anda çalıştırılıyor. Tekerlekli versiyon, mevcut endüstriyel mobil robot güvenlik standartlarına uyumlu olduğu için yüksek verimli operasyonlarda kullanılırken; iki ayaklı versiyon ise insanlar için tasarlanmış karmaşık alanlarda yürüyüş performansı ve güvenilirlik testlerinden geçiriliyor.

Robotların eğitim sürecinde teleoperasyon yöntemi de önemli rol oynuyor. Operatörler, robotların yanında bulunarak bir kontrol arayüzü üzerinden hareketleri gerçek zamanlı yönlendiriyor. Robotlar, operatörlerin hareketlerini taklit ederken sensör verileri, kamera görüntüleri, eklem pozisyonları ve kuvvet ölçümleri saniye saniye kaydediliyor.

Toplanan veriler, robotun “beyni” olarak tanımlanan ve Google DeepMind’ın Gemini Robotics modelleriyle entegre çalışan yapay zekâ sistemini eğitmek için kullanılıyor. Her hareket, robotun benzer bir durumla karşılaştığında hangi eylemi gerçekleştirmesi gerektiğini öğrenmesini sağlayan bir veri örneğine dönüşüyor.

Şirket yetkilileri bu sistemi “sürekli öğrenme döngüsü” olarak tanımlıyor. Robotlar görevleri yerine getiriyor, veri topluyor ve her yeni döngüde gerçek ortamda daha başarılı hale geliyor.

İnsansı robotların ilk etapta üretim, lojistik ve perakende gibi sektörlerde insanlarla birlikte çalışması hedeflenirken, elde edilen teknolojik kazanımların ilerleyen dönemde sağlık hizmetleri, ev yaşamı ve farklı alanlarda da kullanılabilecek yeni nesil robotların önünü açması bekleniyor.

#İnsansıRobot #YapayZeka #RobotikTeknoloji #RobotOkulu #Apptronik #ApolloRobot #GeminiRobotics #Teknoloji #Otomasyon #GeleceğinİşGücü