Ankara’da gerçekleştirilen buluşmada İncirli’ye, CTP Dış İlişkiler Sekreteri ve Girne Milletvekili Fikri Toros ile CTP Eğitim Sekreteri ve MYK üyesi Feriha Tel eşlik etti. Toplantıya çok sayıda Türk ve Kıbrıslı gazeteci katıldı.
İncirli, Ankara programı kapsamında CHP ve AK Parti ile görüşmeler yaptıklarını, sivil toplum örgütleriyle temaslarda bulunduklarını ve TEPAV bünyesinde düzenlenen “Kıbrıs’ta Yeni Dönem” konferansında konuşma yaptığını söyledi. Ankara’da okuyan Kıbrıslı Türk öğrencilerle de bir araya geldiklerini aktardı. CHP ve AK Parti ile yapılan görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini ifade etti.
CTP’nin yeni dönem önceliklerini ekonomik istikrarın sağlanması, hayat pahalılığıyla mücadele, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi ile demokratikleşme olarak sıralayan İncirli, hukuk devleti ilkesinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs sorunu, müzakere süreci ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı.
İncirli, CTP’nin toplumsal adaleti önceleyen, ekonomik sürdürülebilirliği esas alan ve demokratik kurumları güçlendirmeyi hedefleyen bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. Yeni dönemde iç politikada ve dış ilişkilerde etkin ve çözüm odaklı bir siyaset izleyeceklerini belirtti.
Erken seçim konusuna da değinen İncirli, toplumda güçlü bir değişim talebi olduğunu savunarak erken seçimin 2026 yılının ilk yarısında, haziran gelmeden yapılmasının en makul ihtimal olduğunu dile getirdi. CTP’nin seçimlere tüm kadrolarıyla hazır olduğunu belirten İncirli, partinin tek başına iktidara yürüdüğünü söyledi.
Toplantının önemli gündemlerinden biri Taşınmaz Mal Komisyonu oldu. İncirli, TMK’nın hem Kıbrıslı Türkleri hem de Türkiye’yi uluslararası hukuk süreçlerinde koruyan kritik bir mekanizma olduğunu vurguladı. Komisyonun Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde iç hukuk yolu olmaktan çıkarılma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. “Bu kale bizi korudu, bu kaleyi kaybedemeyiz” diyen İncirli, Türkiye’deki muhataplarını da bu konuda uyardıklarını söyledi.
Fikri Toros ise TMK kararlarının tazminat, takas veya iade şeklinde sonuçlanabildiğini, başvuruların büyük bölümünün tazminatla kapandığını ifade etti. Rum tarafının yavaş işleyiş gerekçesiyle lobi yaptığını, Avrupa Konseyi’nde salt çoğunluk riskine yaklaşıldığını ve bu nedenle etkili diplomasi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan İncirli, siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli çözüm iradesini savunduklarını söyledi. Müzakerelerde siyasi eşitliğin tartışma konusu olmayacağını belirten İncirli, ucu açık değil takvimli bir sürecin gerekli olduğunu ifade etti. 2004 referandumunda evet diyen tarafın Kıbrıslı Türkler olduğunu hatırlattı.
Federasyon kelimesinin toplumda olumsuz çağrışımlar yarattığını ancak önemli olanın isim değil içerik olduğunu söyleyen İncirli, iki kesimlilik, iki toplumluluk, siyasi eşitlik, etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık ilkelerini savunduklarını belirtti. Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan hiçbir kararın kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Toros da Türkiye’nin garantörlüğünün tartışılamayacağını belirterek, Türkiye’nin güvenlik sağlamadığı bir Kıbrıs’ın kabul edilemeyeceğini söyledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin savunma anlaşmaları da gündeme geldi. İncirli, Kıbrıslı Türklerin hiçbir söz hakkı olmadan yapılan savunma anlaşmalarının Ada’nın tümünü hedef haline getirdiğini ve bu yaklaşımın Ada’yı riske attığını ifade etti.
Schengen süreci ve Yeşil Hat geçişlerine ilişkin soruları yanıtlayan İncirli, geçiş noktalarının artırılmasından ve koşulların iyileştirilmesinden yana olduklarını söyledi. Schengen üyeliği halinde sınırın daha katı hale gelip gelmeyeceği konusunda endişe duyduklarını belirtti. Uluslararası temaslarda Kıbrıslı Türklerin yok sayılmasına tepki göstererek, daha görünür olmak istediklerini ifade etti.
Toplantı, değerlendirmelerin ardından çekilen toplu fotoğrafla sona erdi.





