Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’daki gerilimin artması ve enerji arzına yönelik risklerin büyümesiyle sert dalgalanmalar yaşıyor. Özellikle enerji ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama, petrol ve doğal gaz arzında ciddi daralma endişelerini gündeme getirdi.
Uzmanlara göre dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan gerçekleştiriliyor. Bölgede yaşanan gelişmelerin ardından enerji sevkiyatında yaşanan kesintiler, küresel piyasalarda fiyatların hızla yükselmesine neden oldu.
Piyasalardaki tedirginliği artıran bir diğer gelişme ise Katar’dan geldi. Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi, Körfez ülkelerinin mevcut şartlarda petrol ve gaz üretimini sürdürmekte zorlanabileceğine işaret ederek, üretimin durdurulması ihtimalinin gündeme gelebileceğini söyledi. Bu açıklama enerji piyasalarında fiyat hareketlerini daha da hızlandırdı.
Petrol fiyatları sert yükseldi
Artan jeopolitik risklerin etkisiyle petrol fiyatlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Şubat ayı sonunda varil başına 73 dolar civarında işlem gören Brent petrol, kısa sürede güçlü bir artış göstererek 90 doların üzerine çıktı ve Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Benzer şekilde ABD referans petrolü olan WTI ham petrol de hızlı yükseliş kaydederek varil başına yaklaşık 89 dolara ulaştı. Böylece WTI fiyatları yaklaşık 29 ayın zirvesine çıktı.
Gaz ve kömür piyasaları da etkilendi
Enerji piyasalarındaki dalgalanma yalnızca petrolle sınırlı kalmadı. Avrupa’nın en önemli doğal gaz ticaret merkezlerinden biri olan Title Transfer Facility (TTF) piyasasında gaz fiyatları da sert yükseldi. Nisan vadeli kontratlar kısa sürede megavatsaat başına 53 avronun üzerine çıkarak saldırı öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 70 artış gösterdi.
Kömür piyasasında da benzer bir eğilim gözlendi. Asya piyasası için referans kabul edilen Newcastle kömür vadeli işlemleri ton başına 133 doların üzerine çıkarak önemli bir artış kaydetti.
Günlük yaklaşık 19,5 milyon varillik petrol akışı risk altında
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın Körfez bölgesinden günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 4,5 milyon varil rafine yakıt sevkiyatını etkilediğini belirtiyor. Bu miktar, küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.
Sevkiyatların aksaması nedeniyle bazı üretici ülkelerde petrolün depolama tanklarında ve tankerlerde bekletilmeye başlandığı ifade ediliyor. Depolama kapasitesi sınırlı olan Irak’ın günlük yaklaşık 4,3 milyon varillik üretiminin önemli bir bölümünü geçici olarak durdurduğu tahmin ediliyor.
LNG arzı da risk altında
Geçtiğimiz yıl Hürmüz Boğazı üzerinden 112 milyar metreküpten fazla LNG sevkiyatı yapılmıştı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor. Sevkiyatların büyük bölümünün Asya pazarına yöneldiği belirtilirken, boğazdaki kesintinin küresel piyasalarda yaklaşık 110 milyar metreküplük doğal gaz arzını riske attığı değerlendiriliyor.
Öte yandan Avrupa’da doğal gaz depolarındaki doluluk oranlarının düşük seviyelerde seyretmesi de enerji güvenliği konusunda endişeleri artırıyor. Verilere göre Gas Infrastructure Europe tarafından açıklanan son rakamlarda Avrupa Birliği genelinde depolardaki doluluk oranı yüzde 30’un altında bulunuyor.





