Serdaroğlu, yalnızca bir yasa tasarısına değil, aynı zamanda halkın iradesini yok sayan ve ülkeyi yönetemeyen bir anlayışa karşı mücadele ettiklerini vurguladı.
Yapılan açıklamada, hükümetin ne ekonomik krizi yönetebildiği ne de toplumsal tepkileri anlayabildiği ifade edildi. Halkın sokakta, emekçilerin meydanlarda, esnafın ise ayakta olduğuna dikkat çekilerek, toplumun geniş kesimlerinin söz konusu yasa tasarısına karşı olduğu belirtildi.
Serdaroğlu, “Herkes aynı şeyi söylüyor: Bu yasa kabul edilemez. Ancak iktidar bu açık iradeye rağmen ne geri adım atabiliyor ne de sorumluluk alabiliyor” ifadelerini kullandı. Hükümetin kararsız, beceriksiz ve halktan kopuk bir yönetim sergilediğini savunan Serdaroğlu, bu durumun ülkeyi daha da kötü bir noktaya sürüklediğini kaydetti.
Açıklamada hükümete açık çağrıda bulunularak, yasa tasarısında ısrar edilmesi halinde meclise getirilmesi, halkın sesine kulak verilmesi durumunda ise geri çekilmesi gerektiği ifade edildi. Ancak hükümetin bu iki seçeneği de hayata geçiremediği öne sürüldü.
“Artık bu ülkeyi yönetemiyorsunuz” diyen Serdaroğlu, yönetemeyenlerin görevi bırakması gerektiğini belirtti. Sürekli başarı söylemleriyle halkın gerçek sorunlarının örtbas edildiğini dile getiren Serdaroğlu, yaşananların bir oyun değil, doğrudan memleket meselesi olduğunu vurguladı.
Yapılan açıklamada ayrıca, pazartesi gününe ertelenen yasa tasarısına karşı daha örgütlü ve kararlı bir şekilde Meclis önünde olunacağı ifade edildi. Serdaroğlu, bunun bir uyarı olduğunu belirterek, halkın iradesini yok sayanlara karşı susmayacaklarını ve haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Açıklama, “Ya bu yasayı geri çekin ya da çekip gidin” sözleriyle son buldu.




