Büsküvütçü, ülkenin kötü yönetildiğini savunarak, bunun bedelini halkın ödediğini ifade etti.
Hayat pahalılığı altında vatandaşın ezildiğini belirten Büsküvütçü, “Tasarruf adı altında halka yük bindiriliyor ancak aynı hassasiyet kamu içindeki ayrıcalıklı kesimlere gösterilmiyor” dedi. Kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını öne süren Büsküvütçü, işe gitmeden maaş alan kişilerin ve yüksek miktarlı vergi borçlarının gündeme alınması gerektiğini vurguladı.
Meclis önünde son günlerde yaşanan olaylara da değinen Büsküvütçü, yaşanan gerilimin temelinde adaletsizlik olduğunu savundu. Grev hakkının tartışılamayacağını ifade eden Büsküvütçü, buna karşın eylem adı altında kamu düzenini bozacak girişimlerin kabul edilemeyeceğini kaydetti.
Polisin müdahalesine de değinen Büsküvütçü, orantısız güç kullanımının doğru olmadığını belirterek, devletin vatandaşına karşı güç gösterisi yapmaması gerektiğini söyledi.
Yaşanan sürecin sorumlusu olarak hükümeti işaret eden Büsküvütçü, mevcut yönetimin gerilimi artırdığını ve kontrol edemediğini ileri sürdü. Şeffaflıktan uzak bir yönetim anlayışının kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.
Öte yandan öğretmenlerin sınav haftasında grevde olmasını da eleştiren Büsküvütçü, çocukların eğitim hakkının riske atılmaması gerektiğini vurguladı. Büsküvütçü, sınavların tamamlanmasının ardından eylemlerin sürdürülmesi yönünde çağrı yaptıklarını ancak bunun dikkate alınmadığını söyledi.
Açıklamasının sonunda Büsküvütçü, halkın yaşananların farkında olduğunu ve zamanı geldiğinde sandıkta gerekli cevabı vereceğini belirtti.





