Konuşmasında raportör Ghazaryan’a çalışmasından dolayı teşekkür eden Candan, gençlerin demokratik yaşamda daha fazla yer almasının hem ulusal düzeyde hem de Avrupa genelinde ortak bir görüş olduğunu ifade etti. Hazırlanan raporun, gençlik katılımının demokrasi açısından taşıdığı hayati önemi açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını vurgulayan Candan, gençlerin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel karar alma süreçlerinin tamamına etkin biçimde dahil edilmesinin gerçek katılım anlamına geldiğini belirtti. Taslak kararda yer alan “gençlik katılımının danışma düzeyinden çıkarılarak ortak sorumluluğa dönüştürülmesi” çağrısına dikkat çeken Candan, gençlerin kendilerini etkileyen kararlarda söz sahibi olabilmeleri için hem haklara hem de araçlara sahip olmaları gerektiğini kaydetti.
Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi bünyesindeki Gençlik Delegesi girişimini olumlu bir örnek olarak değerlendiren Candan, buna karşın Kıbrıslı Türk gençlerin Avrupa Konseyi’nin hiçbir programına erişim imkânı bulunmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu dile getirdi.
Raporda da vurgulandığı üzere, kurumsal katılım kanallarına erişimi olmayan gençlere özellikle ulaşılması gerektiğini belirten Candan, Kıbrıs sorununun devam etmesinin Kıbrıslı Türk gençlerin Avrupa ve uluslararası gençlik girişimlerinden dışlanmasına gerekçe olmaması gerektiğini ifade etti. Kıbrıslı Türk gençlerin, Kıbrıslı Rum yaşıtları gibi Avrupa Konseyi faaliyetlerine katılabilecekleri kapsayıcı bir çözümü hak ettiğini söyledi.
Kıbrıslı Türk gençlerin siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel karar alma süreçlerinde sorumluluk almaya hazır olduğunu vurgulayan Candan, bunun için öncelikle bu gençlere katılım fırsatlarının sağlanması gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmasının sonunda raportörü Avrupa gençliği için ortaya koyduğu yol haritası nedeniyle bir kez daha tebrik eden Candan, artık söz sırasının gençlerde olduğunu belirterek “Onlara alan açalım” çağrısında bulundu.





