Hükümetin alması gereken önlemler var.
Nitekim hükümet bir dizi tasarruf tedbirini açıkladı, bununla ilgili yorumlarımı bir sonraki yazıma sakladım.
Sorun elbette sadece ekonomik değil, daha da önemlisi, güvenlik meselesidir.
Güvenlik meselemiz için de gerekeni Türkiye yapıyor.
Yedi düvel Kıbrıs adasının etrafında konuşlanmış durumda, sebebi ise Kıbrıs adasının ve Kıbrıslı Rumların güvenliği.
Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou;
"AB'den daha yakın bir destek bekliyoruz.
Rum Yönetimi Meclis Başkanı Annita Dimitriu, Orta Doğu’daki kriz nedeniyle Avrupa Birliği’nin beklenen desteği sunmadığını belirterek, bu konuda daha yakın iletişim ve destek beklediklerini söyledi."
Ve tüm AB ülkeleri, topuyla tüfeğiyle, gemisiyle, donanımlı sistemleri ile Kıbrıs adasında.
Daha önceleri güney Kıbrıs yönetiminin, yaptığı askeri anlaşmalar, ortaklıklar sebebiyle, ABD, İsrail zaten burada, İngiliz üstleri, Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşundan başlayarak adada egemen toprak olarak yer alıyor, Kıbrıs'ın bu savaşta hedef olmasının sebepleri zaten bunlar.
Kıbrıslı Türkler ne olacak, nasıl korunacak, güvenliğini nasıl sağlayacak?
Ve Türkiye, KKTC’ye F-16 savaş uçaklarını konuşlandırdı.
Peki, neden, tabi ki güvenlik için, bundan daha doğal ne olabilir ki, hele de tüm emperyalist ülkeler burada konuşlanmışken, bir daha geri gitmeleri de şüpheliyken.
Ne diyor, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis;
“Türkiye hükümetinin bu kararı, AB üyesi devletlerin, 'Kıbrıs'ın güvenliğinin AB'nin de güvenliği ve sorumluluğu olduğu' mesajına tepki olarak aldığı herkesçe açıktır."
Rum Sözcü Yardımcısı Yannis Andoniu ise, Türk F-16’larının adaya gelişiyle ilgili hiçbir “resmi açıklama” almadıklarını ve savaş uçaklarının KKTC’ye gelmesine “itirazları olduğunu” söylüyor.
O zaman sormak gerekmez mi, yıllardır yaptığı silahlanma, askeri anlaşmalar kime karşı, bunları yaparken, Kıbrıslı Türklere “itirazınız var mı” diye soruldu mu?
Bir de ELAM var tabi ki, onlarda itirazlarını şu şekilde dile getiriyorlar;
"Egemenliğimiz ihlal ediliyor" yine aynı soruyu sormak gerek, bunca silahlanma, askeri anlaşmalar, İsrail ve ABD gibi ülkeleri Kıbrıs'a getirme, o zaman egemenlik ihlal edilmemiş miydi?
Bunlar bir tarafa, Türkiye'den gelen 6 F-16 için KKTC yapılan eleştiri ve tartışmaları anlamak mümkün değil.
Günlük hayatımız normal rutiniyle devam ediyor, fakat etrafımızda yaşananlar şaka değil, film, tiyatro, oynanmıyor.
Nerede duracağı, kime vuracağı belli olmayan, gerçek bir savaş yaşanıyor, insanlar ölüyor, ülkeler, şehirler yıkılıyor.
Biraz gerçekçilik, mantık ve öngörü.
Siyasetten, politikaları beğenip, beğenmemekten, akıcılığa gelmek gerek.
Öncelik güvenliğimiz ve buna kimin önem verdiği de ortada.
Tüm dünya burada iken, Türkiye'nin olmaması düşünülemez bile.




