Edinilen bilgilere göre Guterres’in amacı, kendisinden sonra göreve gelecek genel sekretere, Crans Montana sürecine kadar elde edilen yakınlaşmaları ve çözüm perspektifini içeren bir süreç bırakmak. Bu kapsamda tüm taraflarla temas kurulduğu ve genel olarak olumlu bir yaklaşım görüldüğü ifade ediliyor.

Rum basınına yansıyan bilgilere göre, müzakerelerin yeniden başlaması için tarafların ortak bir anlayış geliştirmesi gerektiği vurgulanırken, önceki süreçte uzlaşıya varılan konuların korunması ve çözümsüz kalan başlıklara odaklanılması gerektiği değerlendiriliyor.

Rum müzakere heyetinden bir kaynağa göre, geçmişte elde edilen yakınlaşmaların teyit edilmesi önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak müzakerelerin sonucuna ilişkin önceden garanti verilmesi fikrinin faydalı olmadığı belirtiliyor. Siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık gibi konuların ise yaratıcı yöntemlerle ele alınabileceği ifade ediliyor.

Aynı kaynak, sürecin olumlu ilerlemesi halinde kesin bir takvim belirlenmese bile bir yol haritası oluşturulabileceğini ve bunun müzakereler için engel teşkil etmeyeceğini dile getirdi. Ayrıca tüm yakınlaşmaların teyit edilmesi durumunda siyasi eşitliğin de kabul edilebileceği görüşü paylaşıldı.

Sendikaya eleştiri: Sağlık ve eğitim son seçenek olmalı
Sendikaya eleştiri: Sağlık ve eğitim son seçenek olmalı
İçeriği Görüntüle

Geçiş kapıları konusunda ise taraflar arasında henüz tam bir uzlaşı sağlanamadığı bildirildi. Bazı bölgelerde anlaşmaya yakın olunduğu belirtilirken, teknik konuların büyük ölçüde çözüldüğü ve geriye siyasi kararların kaldığı ifade edildi.

Çevre başlığında özellikle Lefke yakınlarındaki eski maden sahalarında iyileştirme çalışmalarında ilerleme kaydedildiği aktarılırken, yeni kapılar konusunda anlaşma sağlanamaması halinde bu konunun liderler görüşmesinde gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Öte yandan dini özgürlükler konusunda yaşanan son gelişmelerin olumsuz bir tablo ortaya koyduğu ifade edildi. Bayram döneminde ibadet için geçiş yapmak isteyen kişilere izin verilmemesi nedeniyle gerginlik yaşandığı hatırlatıldı. Karşılıklı olarak dini ibadetlere izin verilmemesi riskinin de arttığına dikkat çekildi.

Genel tabloya bakıldığında, yeni girişimle birlikte temkinli bir iyimserlik oluştuğu ancak sahadaki bazı gelişmelerin süreci zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.