Cumhuriyet Meclisi’nin "devrim" diyerek onayladığı Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası, basın emekçileri tarafından "susturma operasyonu" olarak görüldü. Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), yaptığı yazılı açıklamayla hükümeti topa tuttu ve ifade özgürlüğünün ayaklar altına alındığını savundu.
"Yolsuzluk ve Rüşvet Dosyaları Gizlenmek mi İsteniyor?"
Basın-Sen, özellikle kamuya mal olmuş kişilerin mahkeme süreçlerinde isim ve fotoğraf yasağı getirilmesine dikkat çekti. Sendika, bu düzenlemenin masumiyet karinesini korumaktan ziyade; yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet iddialarının halka ulaşmasını engellemeye yönelik bir "kalkan" olduğunu ileri sürdü.
"AİHM Kararları Yok Sayıldı!"
Komite aşamasında hem Basın-Sen hem de Medya Etik Kurulu’nun yaptığı uyarıların kulak ardı edildiğini belirten sendika, şu sert ifadeleri kullandı:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları açıkça yok sayılmıştır. Bu yasa ile gazeteciler, sadece işlerini yaptıkları için hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Toplumun haber alma hakkı, bir grup ayrıcalıklı kişiyi korumak uğruna feda edilmiştir."
"Gazetecilik Suç Değildir!"
Basın-Sen, yasayı "kriminalize etme girişimi" olarak tanımlayarak, bu düzenlemeye karşı hem hukuki hem de demokratik yollarla sonuna kadar mücadele edeceklerini duyurdu. Açıklama, tüm kamuoyuna bir çağrıyla son buldu: "Gerçekler hapsedilemez!"




