Londra’dan kritik karar: İran’a saldırıya üs izni yok
Londra’dan kritik karar: İran’a saldırıya üs izni yok
İçeriği Görüntüle

Başbakanlıktan yapılan açıklamaya göre Üstel, Frederick University’nin 60’ıncı kuruluş yıl dönümünde konuşan Hristodulidis’in ifadelerini değerlendirdi. Rum liderliğinin her fırsatta Türk tarafını suçlayarak kendi sorumluluğunu örtmeye çalıştığını belirten Üstel, bunun uluslararası toplum tarafından da bilindiğini kaydetti.

Kıbrıs meselesinde müzakerelerin 2017 yılında Crans-Montana’da neden sonuçsuz kaldığının açık olduğunu ifade eden Üstel, masanın dağılmasına sebep olan zihniyetin Rum tarafı olduğunu söyledi. Sıfır asker ve sıfır garanti dayatmasıyla uzlaşı zeminini ortadan kaldıranın Rum tarafı olduğunu vurgulayan Üstel, o dönemde çözüm fırsatının heba edildiğini belirtti.

Hristodulidis’in, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik iki devletli çözüm konusundaki ifadelerinin diplomatik samimiyetten uzak olduğunu kaydeden Üstel, bu açıklamaların Güney Kıbrıs’taki parlamento seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik siyasi bir manevra niteliği taşıdığını dile getirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres himayesinde yürütülen temaslarda Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesini defalarca ortaya koyduğunu belirten Üstel, 2004 Annan Planı referandumunda çözümü reddeden tarafın Rum yönetimi olduğunu hatırlattı.

Rum liderliğinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına atıf yaparken Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini fiilen kabul etmeyen uygulamalarını görmezden geldiğini ifade eden Üstel, gerçek çözümün Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının teslim edilmesiyle mümkün olacağını söyledi.

Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Anavatan Türkiye ile birlikte diyalogdan, istişareden ve adil bir çözümden yana olduğunu vurguladı. Ancak Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm edecek hiçbir dayatmanın kabul edilmeyeceğinin de bilinmesi gerektiğini kaydetti.

Rum liderliğini hamasi ve seçim odaklı söylemler yerine geçmişten ders çıkarmaya ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul etmeye davet eden Üstel, gerçekçi olmayan beklentilerle değil iki halkın var olan gerçekleri temelinde bir uzlaşının mümkün olduğunu ifade etti.