Bölgedeki askeri hareketliliğin Kıbrıs’ı doğrudan etkileyebilecek riskler barındırdığını ifade eden Üstel, Rum yönetiminin son dönemdeki politikalarını eleştirdi.
Üstel, yaptığı değerlendirmede, İngiltere Savunma Bakanı John Healey’in iki füzenin Akrotiri istikametine yöneldiği ve etkisiz hale getirildiği yönündeki açıklamasına dikkat çekti. Bu tür gelişmelerin adada yaşayan herkes açısından endişe verici olduğunu kaydeden Üstel, Kıbrıs’ın bölgesel çatışmaların parçası haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Rum tarafının askeri ve stratejik hamlelerinin adayı büyük güçler arasındaki rekabetin merkezine çektiğini savunan Üstel, özellikle yabancı askeri unsurların ve üs faaliyetlerinin Kıbrıs’ı hedef haline getirebileceği uyarısında bulundu. Küçük ve stratejik bir ada olan Kıbrıs’ın bu tür gerilimlerden uzak tutulmasının hayati önemde olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün adadaki güvenlik dengesi açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Üstel, barış ve istikrarın korunmasının öncelikli hedef olması gerektiğini ifade etti. Hiçbir askeri planın ve küresel hesabın Kıbrıs’ta yaşayan insanların güvenliğinden daha değerli olamayacağını belirtti.
Rum liderliğine sağduyu çağrısında bulunan Üstel, dış politikanın popülist yaklaşımlarla değil sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Kıbrıs’ın tek taraflı kararlarla yönetilemeyeceğini ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının iradesinin yok sayılmasının güvenlik risklerini artırdığını söyledi.
Yaşanan gelişmelerin iki devletli çözüm yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Üstel, bölgede silahların susması ve diplomasinin ön plana çıkması gerektiğini vurguladı. Uluslararası hukuk çerçevesinde barışın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.





