Akaryakıta bir gecede 3 TL zam geldi. 95 oktan benzin 71,12 TL’ye, 98 oktan 72,12 TL’ye, Euro Diesel ise 70 TL’ye yükseldi. Asgari ücret artışının üzerinden henüz iki ay geçmişken hayat pahalılığındaki yükseliş, “Yılın kalan dört ayında vatandaş nasıl geçinecek?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
KKTC’de akaryakıt fiyatlarına yapılan 3 TL’lik yeni zam, yalnızca araç sahiplerinin değil, ulaşımdan gıdaya kadar bütün piyasanın cebini ilgilendiriyor.
Rakamlar tablonun ağırlığını açıkça gösteriyor: 95 oktan benzindeki artış yaklaşık yüzde 4,40, 98 oktanda yüzde 4,34, Euro Diesel’de ise yüzde 4,48. 50 litrelik bir deponun maliyeti tek zamla 150 TL arttı.
1 Temmuz 2026’dan itibaren net asgari ücret 52 bin 738 TL’den 61 bin 677 TL’ye, yani yaklaşık yüzde 16,95 artırılmıştı. Ancak resmi verilere göre tüketici fiyatları yalnızca Temmuz’da yüzde 2,90, Ağustos’ta yüzde 3,04 yükseldi. İki ayın bileşik enflasyonu yaklaşık yüzde 6,03 oldu.
Bu nedenle “asgari ücret zammının tamamı iki ayda eridi” demek matematiksel olarak doğru değil; fakat zammın alım gücü daha ikinci ayında ciddi biçimde aşınmaya başladı.
Daha çarpıcı hesap ise pompada ortaya çıkıyor. Net asgari ücretle zam öncesinde teorik olarak yaklaşık 905 litre 95 oktan benzin alınabilirken, yeni fiyatla bu miktar yaklaşık 867 litreye geriliyor. Yani yalnızca bu fiyat değişikliği, aynı maaşın benzin karşılığında yaklaşık 38 litre kayıp anlamına geliyor.
EKONOMİYİ YÖNETMEK ZAMLARI SEYRETMEK DEĞİLDİR
Akaryakıttaki her artışın servis ücretine, nakliyeye, market rafına ve üretim maliyetine yansıma riski var. Bu nedenle mesele yalnızca pompadaki 3 TL değildir; esas mesele bu zammın ekonominin tamamında yaratacağı yeni fiyat dalgasıdır.
Vatandaşın sorusu nettir:
Maaşlar altı ayda bir belirlenirken fiyatlar neden haftalar içinde değişiyor?
Fahiş fiyat denetimleri yeterli mi?
Akaryakıt artışlarının zincirleme zam bahanesine dönüşmemesi için Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ne yapacak?
Devletin görevi yalnızca yeni fiyat tarifesini Resmi Gazete’de yayımlamak değildir. Piyasayı denetlemek, fırsatçılığın önüne geçmek ve ücretlinin alım gücünü koruyacak ekonomik tedbirleri ortaya koymaktır.
Vatandaş bugün benzine 3 TL fazla verecek. Yarın aynı artışın ekmeğe, servise, sebzeye ve diğer temel ihtiyaçlara yansımayacağının garantisi ise yok.
Asıl soru artık şu: Asgari ücretlinin daha dört ay dayanması beklenirken, Ekonomi Bakanlığı seyirci mi kalacak?
#AkaryakıtZammı #AsgariÜcret #HayatPahalılığı #KKTC #Ekonomi #GeçimDerdi




