KIB-TEK’te yaşanan iş güvenliği sorunları ve son dönemde meydana gelen kazalar, kurum yönetimi ile EL-SEN’in geçmişteki tutumunu yeniden tartışmaya açtı. Topuz Gazetesi’ne ulaşan bazı iddialar ise tartışmayı daha da büyütüyor.

Gazetemize iletilen iddialara göre; KIB-TEK’e yapılan bazı işe alımlarda kurumun asli faaliyet alanıyla doğrudan ilgisi tartışmalı meslek gruplarından (diyetisyen) kişilerin de kadroya dahil edildiği öne sürülüyor. Bu süreçte EL-SEN’in neden güçlü bir itiraz ortaya koymadığı sorusu kamuoyunda yanıt bekliyor.

Daha da önemlisi, yine gazetemize ulaşan iddialarda, sendika başkanı ve bazı yönetim kurulu üyelerinin yakın çevresinden kişilerin işe alınması, kadrolanması veya terfi süreçlerinden faydalandığı ileri sürülüyor. Kamuoyunun sormaya hakkı olan soru açık: Eğer sendika yönetimi kadro ve terfi süreçlerinde bu kadar aktif olduysa, iş güvenliği konusunda neden aynı ısrar ve kararlılık gösterilmedi?

KTÖS, Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda bugün iş bırakacak
KTÖS, Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda bugün iş bırakacak
İçeriği Görüntüle

EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu’ya soruyoruz:

Siz ve yönetim kurulu üyeleriniz son kadrolamalarda ne kadar ısrarcı oldunuz? Çevrenizden kaç kişi kadroya geçti? Kaç kişi terfi aldı? İş güvenliği için aynı ölçüde baskı yaptınız mı?

Çünkü bugün gelinen noktada mesele yalnızca sendikal söylem değildir. İş güvenliği eksikleri nedeniyle yaşanan kazalar, personelin can güvenliği ve halkın doğrudan mağduriyeti söz konusudur. Eğer yıllardır biriken sorunlar zamanında gündeme getirilmediyse, bugün kameralar karşısında yapılan sert açıklamalar kamuoyunda “Neden şimdi?” sorusunu doğurur.

Bir başka tepki de vatandaşlardan geliyor. Tatlısu’da ve bazı bölgelerde insanların üç güne varan elektrik kesintileriyle karşı karşıya kaldığı ifade edilirken, vatandaş çözüm bekliyor. Halkın talebi bağırıp çağırmak değil, elektriğin gelmesi; çalışanların güvenli şekilde görev yapması ve sorunun kalıcı biçimde çözülmesidir.

Bu noktada KIB-TEK yönetimi de sorumluluktan ayrı tutulamaz. Eğer kurumda yıllarca kadrolaşma tartışmaları, işe alım baskıları ve personel politikaları ön planda tutulduysa; iş güvenliği yatırımlarının, teknik altyapının ve personel korumasının neden aynı önceliği görmediği açıklanmalıdır.

Bugün sorulması gereken soru nettir:

KIB-TEK ve EL-SEN yönetimleri, personelin güvenliğinden önce kadro ve çıkar hesaplarına mı öncelik verdi? Yoksa kamuoyunda oluşan bu algıyı giderecek somut açıklamalar yapacaklar mı?

Ahmet Tuğcu ve EL-SEN yönetiminin de, KIB-TEK Yönetim Kurulu’nun da bu sorulara açık, belgeli ve net cevap vermesi gerekiyor. Çünkü iş güvenliği, bir kaza yaşandıktan sonra hatırlanacak bir konu değildir. Bir sendikanın ve kurum yönetiminin asıl sınavı, facia yaşanmadan önce aldığı önlemlerdir.

#ELSEN #AhmetTuğcu #KIBTEK #İşGüvenliği #ElektrikKesintisi #TopuzGazetesi