"Kuşaklar Arası Bir Hak Gaspı"
Eda Hançer Akkor’un hukuk mücadelesi aslında çok daha eskiye, kişisel bir mağduriyete dayanıyor. 2004 yılında yaptığı resmi başvurudan sonuç alamayınca eğitimi yarıda kalan Akkor, 2015 yılında yargı sürecini resmi olarak başlattı. Mücadelesinin sadece seyahat ya da eğitim özgürlüğü değil; bir aidiyet ve "eşit yurttaşlık" hakkı olduğunu vurgulayan Akkor, bugün 12 yaşına gelen oğlu Adel’in de aynı mağduriyeti yaşamaması için yola çıktığını ifade etti. Akkor, bu sorunun nesilden nesile aktarılan kuşaklar arası bir hak gaspına dönüştüğünün altını çizdi.
Sendikalar ve Örgütler Tek Yürek: "Bu Toplumun Kanayan Yarasıdır"
Akkor’un bireysel olarak başlattığı bu hukuki süreç; zaman içinde KTÖS, KTAMS ve BES başta olmak üzere çok sayıda Kıbrıslı Türk sendikanın, Kimliksizler Derneği’nin ve İnsan Hakları Platformu’nun ortak davası haline geldi.
Sürece ilişkin açıklama yapan KTAMS Başkanı Güven Bengihan, yaşananları "insanlık onuruna yakışmayan bir ayrımcılık ve toplumun kanayan yarası" olarak nitelendirirken, sendikaların davanın büyümesi için her türlü desteği vermeye devam edeceklerini açıkladı.
"Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi" Vurgusu
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş ise Güney Kıbrıs makamlarının 2007'de yasayı tek taraflı değiştirerek vatandaşlığı Bakanlar Kurulu inisiyatifine bırakmasını sert bir dille eleştirdi. Çocukların anne ve babasını seçemeyeceğini hatırlatan Maviş, Kıbrıslı Türklerin, yabancılarla evlenen Kıbrıslı Rumlara kıyasla açıkça ayrımcılığa uğradığını belirtti. Maviş, AİHM’in Çocuk Hakları Sözleşmesi ekseninde adil ve olumlu bir açılım yapacağına inandıklarını vurguladı.
#KKTC #Kıbrıs #KarmaEvlilik #AİHM #EdaHançerAkkor #KimliksizlerDerneği #KTÖS #KTAMS #KıbrısHaber #EşitYurttaşlık





