Lösemili çocukların yararına anlamlı etkinlik
Lösemili çocukların yararına anlamlı etkinlik
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, kamusal yarar gözetilmeden ve şeffaflık ile eşitlik ilkelerine aykırı şekilde yapılan sözleşmelerin “protokol” olarak lanse edildiği ifade edildi. Bu tür uygulamalarda genellikle protokol yapılması, Bakanlar Kurulu kararı alınması veya yasa değişikliğine gidilmesi gibi yöntemlerin tercih edildiği, ancak tümünde kamu zararının oluştuğu savunuldu.

Makina Mühendisleri Odası, hükümetin özellikle makina mühendisliği disiplinini ilgilendiren alanlarda yasalara, şeffaflığa ve eşitlik prensiplerine aykırı uygulamalar yaptığını ileri sürdü.

Açıklamada KIB-TEK santrallerinde ihalesiz bakım süreçlerinin bu dönemde başladığı belirtilerek, 8 numaralı santralin bakımının ihalesiz yapıldığı ve bakım sonrasında makinenin kırılmasına rağmen bakım ücretinin ödendiği ifade edildi. İhaleyi alan yerli firmanın parayı aldıktan sonra kapandığı ve yaklaşık 5 yıldır çalışmayan makinenin sigortalanmaya devam ettiği belirtilirken, oluşan zararın 100 milyon dolar seviyesine yaklaştığı ileri sürüldü.

Yakıt ihalesi sürecinde de şeffaflıktan uzak uygulamalar yapıldığı savunulan açıklamada, geçmişte KIB-TEK’in yakıt tedarikini şeffaf ihalelerle yaptığı, ancak hükümet döneminde ilk kez teminatsız ihale süreci başlatıldığı iddia edildi. Tekliflerin teminatsız alınmasının rekabeti ortadan kaldırdığı ve itiraz haklarını sınırladığı görüşü dile getirildi.

2021 yılından itibaren santrallerde yaşanan arızaların muhtemel yakıt kaynaklı olduğu belirtilen açıklamada, santrallerin birçok kez hizmet dışı kaldığı ve ihtiyaç duyulan enerjinin Güney Kıbrıs ile AKSA’dan daha yüksek maliyetlerle temin edildiği ifade edildi. Sadece 2022 yılında bu nedenle 39 milyon dolar zarar oluştuğu savunuldu.

Sendikanın santrallerde Makina Mühendisleri Odası tarafından inceleme yapılmasını istediği de belirtilen açıklamada, bazı santrallerin teknik uyarılara rağmen ön ısıtma süreçleri göz ardı edilerek çalıştırıldığı ve bunun santrallerin ekonomik ömrünü etkileyebilecek bir yöntem olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Kalecik III sözleşmesiyle elektrik üretiminde tekelleşme ve yüksek maliyet iddialarına da yer verilerek, sözleşmede yapılan değişikliklerin AKSA’ya daha fazla kazanç sağladığı öne sürüldü. 2022 yılında eksik üretime rağmen 8,3 milyon dolar fazla ödeme yapıldığı iddiasının Sayıştay’a bildirildiği ve Mandamus davası hazırlığı yapıldığı ifade edildi.

Hız ihlal kameraları sisteminin de benzer şekilde değiştirildiği belirtilen açıklamada, mevcut sistemlerin rapor olmadan söküldüğü ve teknik protokolleri bulunmayan yeni sistemlerin monte edildiği iddia edildi. Bu süreçte yaklaşık 10 milyon euro değerinde cihaz zararı oluştuğu savunuldu.

Trafik güvenliği konusunda da ciddi eksiklikler bulunduğu belirtilen açıklamada, araç ve yük standartları ile okul araçlarının güvenliği gibi konularda yeterli önlemlerin alınmadığı ileri sürüldü.

Makina Mühendisleri Odası açıklamasında, tüm bu gelişmeler ışığında Telekom altyapısının ihalesiz ve teminatsız şekilde devredilmesini öngören bir protokolün Anayasa’ya uygunluğunun denetlenmesini istemenin meşru bir hak olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca Türkiye halkı ile Kıbrıs Türk halkının kardeş olduğu belirtilerek, bu kardeşliğin hiçbir siyasi tartışmanın malzemesi yapılmaması gerektiği ifade edildi.