Aleyhine getirilen tüm davaları kabul eden sanıkla ilgili olguları savcı İbrahim Ruso aktardı. Savcı, sanığın geçen yıl aralık ayında Güney Kıbrıs’ta Suriyeli bir şahsın yönlendirmesiyle uyuşturucuyu kuzeye ithal etmeye çalışırken Metehan Sınır Kapısı’nda yakalandığını söyledi. Savcı, sanığın Suriyeli şahısla olan mesajlarını mahkemeye emare olarak sunduklarını ve sanığın geçen yıl aralık ayından beri cezaevinde yargılanmayı beklediğini belirtti.
Karar öncesi söz alan sanık avukatı, müvekkilinin ailevi ve ekonomik sorunlar nedeniyle suça sürüklendiğini ifade etti. Savunma, sanığın eşinden şiddet gördüğünü, eşinin ölümünün ardından üç çocuğuyla tek başına kaldığını, maddi sıkıntılar yaşadığını ve borç baskısı altında bulunduğunu anlattı. Savunma ayrıca, çocuklardan birinin ciddi sağlık sorunları bulunduğunu ve sanığın büyük pişmanlık yaşadığını belirterek mahkemeden mülayim davranılmasını talep etti.
Füsun Cemaller başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur’dan oluşan mahkeme heyetinin kararını Başkan Cemaller açıkladı. Başkan, uyuşturucu suçlarının toplum ve gençler açısından ciddi tehlike oluşturduğunu, bu nedenle caydırıcı cezaların kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Mahkeme, sanığın tasarrufunda bulunan uyuşturucu miktarının oldukça yüklü olmasını aleyhine ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirdi. Ancak uyuşturucunun Hintkeneviri türünde olmasını, sanığın suçunu erken aşamada kabul etmesini, başka biri tarafından yönlendirilmesini, sabıkasının bulunmamasını ve üç çocuk sahibi olmasını lehine dikkate aldı.
Tüm olguları değerlendiren mahkeme heyeti, sanığı 6 yıl hapis cezasına mahkum etti.





