Avrupa’ya seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının son yıllarda sıkça tercih ettiği Balkan rotasında Schengen vizesi süreci zorlaşıyor. Özellikle Üsküp ve Belgrad üzerinden yapılan başvurularda konsoloslukların dosyaları daha detaylı incelemeye aldığı, ek belge taleplerinin arttığı ve başvuru sahiplerinin dönüş bağlarının daha sert kriterlerle sorgulandığı belirtiliyor.
Vize danışmanları ve başvuru sahiplerinden yansıyan bilgilere göre, Kuzey Makedonya ve Sırbistan’daki bazı Avrupa Birliği ülkesi temsilcilikleri artık başvuruları yalnızca evrak üzerinden değil, başvuru sahibinin gerçek ikamet durumu, gelir kaynağı, seyahat geçmişi ve bulunduğu ülkeye geri dönüş ihtimali üzerinden daha kapsamlı değerlendiriyor. Bu durum, Balkan ülkeleri üzerinden “daha kolay vize alınır” algısının giderek zayıfladığını gösteriyor.
Sürecin en dikkat çekici tarafı ise uzun süreli ve çok girişli vizelerin yerini daha kısa süreli, yalnızca seyahat tarihlerini kapsayan vizelere bırakması. Başvurularda ret oranlarının arttığı, dosyalarda küçük tutarsızlıkların dahi daha ciddi değerlendirildiği ifade ediliyor. Bu tablo, vize sürecini vatandaş için daha pahalı, daha yorucu ve daha belirsiz hale getiriyor.
Konsoloslukların bu sertleşen yaklaşımında, Balkan ülkeleri üzerinden oturum alan bazı kişilerin Schengen bölgesine giriş yaptıktan sonra geri dönmemesi ihtimalinin etkili olduğu belirtiliyor. Bu nedenle özellikle geçici oturum, zayıf gelir beyanı, belirsiz seyahat amacı ve yetersiz dönüş bağı bulunan başvuruların daha fazla sorgulandığı aktarılıyor.
Resmi olarak açıklanmış yeni bir kural değişikliği bulunmasa da sahadaki uygulama, Schengen vizesinde kapıların giderek daraldığını gösteriyor. Türk vatandaşları açısından tablo net: Artık yalnızca evrak sunmak yetmiyor; dosyanın güçlü, tutarlı ve ikna edici olması gerekiyor. Aksi halde Balkan rotası da Türkiye’den yapılan başvurular gibi ret, ek belge ve kısa süreli vize baskısıyla karşı karşıya kalabilir.